8. Hukuk Dairesi 2015/20549 E. , 2018/11469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu 38 parselin tarafların murisi Hüseyin Köse adına kayıtlı iken hali hazırda intikal görd
**8. Hukuk Dairesi 2015/20549 E. , 2018/11469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu 38 parselin tarafların murisi Hüseyin Köse adına kayıtlı iken hali hazırda intikal gördüğünü ve bu parsele ilişkin ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki 1 adet yeni yapı ev, ahır, bahçe duvarı, bahçe kapısı, tavuk kümesi, eski eve giden kalorifer tesisat, vb. müştemilatların davacı tarafından inşa edildiğini ve davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalılar vekili; tarafların kardeş olduğunu, dava konusu edilen muhdesatların muris Hüseyin Köse’den kaldığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 30/12/2014 tarihli raporda, demir profil destekli kısmen saçlarla kaplı, kısmen ahşap olan yarı açık alan şeklinde tarif edilip 8.160,00 TL değer biçilen yapının davacı tarafından yaptırıldığı, keşif esnasında davacı ve tanıklarca ahır olarak ifade edilen yapının rapordaki demir profil destekli yarı açık alan olarak nitelendirilen yapıyı işaret ettiği, diğer yapıların muris zamanında mevcut olup davacının bu yapılara ilişkin iyileştirmeler yaptığını keşif mahallinde beyan ettiği, söz konusu iyileştirmelerin ancak varsa koşulları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılacak alacak davasına konu olabileceği, yapıların temel dahil bütünüyle davacı yanca yapılmadığı kendi ikrarı ile de sabit olduğundan aidiyet davasına konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile inşaat mühendisi bilirkişinin 30.12.2014 tarihli raporunda, demir profil destekli kısmen saçlarla kaplı, kısmen ahşap olan yarı açık alan şeklinde tarif edilip 8.160 TL değer biçilen yapının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; Muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. 1) Mahkemenin hükmünde “inşaat mühendisi bilirkişinin 30.12.2014 tarihli raporunda, demir profil destekli kısmen saçlarla kaplı, kısmen ahşap olan yarı açık alan şeklinde tarif edilip 8.160 TL değer biçilen yapının davacıya ait olduğunun tespitine” denilmiştir. Atıfta bulunulan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; inşaat bilirkişi raporu incelendiğinde; raporda keşif mahallinde çekilmiş ve numaralandırılmış resimler mevcut olup hangi resmin hangi yapıya ait olduğu ayrıntılı bir şekilde gösterilmeden taşınmaz üzerinde 1 adet yeni yapı ev, ahır, bahçe duvarları, bahçe kapısı, tavuk kümesi, eski eve giden kalorifer tesisatının bulunduğu, bu muhdesatların kullanım halinde olduğu, değerlerinin ayrıntılı olarak gösterildiği, muhdesatların murisin ölümünden sonra mı yoksa önce mi yapıldığı hususunun ancak tanık beyanlarıyla tespit edilebileceği belirtilmiş ancak mahkemenin hüküm kısmında belirtmiş olduğu demir profil destekli kısmen saçlarla kaplı, kısmen ahşap olan yarı açık alan şeklinde tarif edilip 8.160 TL değer biçilen yapının numaralandırılan resimlerden hangisi olduğu tam olarak anlaşılamamıştır. Yine Fen bilirkişi raporu da incelendiğinde; dava konusu yapılar krokide gösterilmişse de hangi yapının ne nitelikte ve nerede olduğu harflendirilmemiş ve isimlendirilmemiştir. O halde Mahkemece yapılması gereken iş; mahallinde yeniden uzman bilirkişilerle keşfe gidilerek, mümkünse keşif mahallinde taraflarca bildirilen tanıklar dinlenilmek suretiyle muhdesatların hangi tarihte, kim tarafından, ne şekilde yapıldığının tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve yine uzman bilirkişilerin hazırlayacakları raporların içeriğinde taşınmaz üzerindeki hangi muhdesatın nerede olduğu, hangilerinin dava konusu olduğu ayrıntılı bir şekilde harflendirilmek ve isimlendirilmek suretiyle belirlenmesi ve krokisine işaret ettirilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporlarıyla, tanık dinlenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2) Yargıtay ve Dairemizin uygulamalarına, muhdesat tespiti davalarında, taşınmaz üzerindeki muhdesat niteliğindeki yapı ve ağaçların kim ya da kimler tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin araştırma ve inceleme yapılıp hüküm kurulmasına, söz konusu muhdesat bedellerinin belirlenmesinin tespit davasında mümkün bulunmamasına, değer belirlenmenin eda davası niteliğindeki ortaklığın giderilmesi davasında yapılabileceğine göre, Mahkemece hüküm kısmında “...8160TL değer biçilen yapının davacıya ait olduğunun tespitine” denilmek suretiyle değer belirtilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.