(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3712 E. , 2008/5544 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2003 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 31.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne ka…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3712 E. , 2008/5544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2003 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 31.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, davalılardan ... ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti arasında yapılan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca arsa maliki olan Satılmış hissesine düşen dairelerden 2 adedini 14.11.2002 tarihinde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile aldığını, bedelini ödediğini, ancak davalı ... ile davalı ... ve dava dışı kişiler arasında yapılan muvazaalı işlemler ile davalı ...'a ait bir kısım payın tapuda diğer davalı ...'e devredildiğini belirterek her iki davalı adına olan kaydın iptali ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu olan bağımsız bölümlere ait payın adına tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı ..., sözleşmenin gerçek amacının evlilik birliğinin devamını sağlamaya yönelik olup, davacı ile boşandıklarından bu sözleşmeye dayanarak tescil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya bakmakla Aile Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dava dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 18.01.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 4. maddesinde Aile Mahkemelerini Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yazılı dava ve işlere bakmakla görevli kılmış ise de, Türk Medeni Kanununun İkinci kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birinin tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Başka bir ifadeyle Aile Mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra karı-koca arasında edinilmiş mallar yönünden çıkacak uyuşmazlıklara ilişkin olan davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda; dava satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazın edinilmiş mal kapsamın da ve Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yer alan eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesi kapsamında bulunduğundan söz edilemez. Belirtilen nedenle Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmakla görevli olup, yazılı gerekçe ile verilen görevsizlik kararı doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.