Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7781 E. , 2024/5595 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7781 Karar No : 2024/5595 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların çocukları ...'ın, 0
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7781 E. , 2024/5595 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7781 Karar No : 2024/5595 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların çocukları ...'ın, 07/12/2015 tarihinde Samandağ İlçesi, ... Köyü, ... isimli turistik yerde fotoğraf çektirmek için yöneldikleri tahta köprünün korkuluklarının kırılması nedeniyle suya düşmesi sonucunda, beyin kanaması geçirdiği, sağ motor nöronlarının zarar gördüğü, sol tarafının hareket edemediği, gelişim geriliği yaşadığından bahisle gerekli önlemleri almayan idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek olay nedeniyle uğramış oldukları manevi zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle davacılar anne ... ve baba ...'ın her biri için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, idari eylemden kaynaklanan tazminat davalarında eylemin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvuruda bulunulması ve bu başvurunun reddi veya zımnen reddi halinde 60 günlük dava açma süresi içerisinde davanın açılması gerektiği, davacıların çocukları ...'ın 07/12/2015 tarihinde yaralanması nedeniyle aynı gün adli tahkikatın başlatıldığı, yapılan ceza soruşturmasında davacıların müşteki olarak yer aldıkları ve zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı hususuna yönelik bahse konu ceza soruşturmasında beyanları olduğunun görüldüğü, dolayısıyla olayın oluş şekli itibariyle zararın ve eylemin idariliğinin yaralanma olayının gerçekleştiği tarih itibariyle davacılar tarafından öğrenildiğinin açık olduğu, bu tarihten sonra eylemin idariliği veya zararın ortaya çıkması adına herhangi yeni bir gelişmenin olmadığı, ayrıca olay nedeniyle yürütülmekte olan ceza soruşturmasının ve kovuşturmasında sanık sıfatıyla yargılanan bir kamu personelinin bulunmadığı, bu nedenle ceza davasındaki ifadelerin ve/veya ceza davası sonucunun eylemin idariliğinin ortaya çıkması/öğrenilmesine herhangi bir etkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, yaralanma olayının gerçekleştiği 07/12/2015 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvuruda bulunulması ve bu başvurunun reddi veya zımnen reddi halinde 60 günlük dava açma süresi içerisinde davanın açılması gerekirken, 1 yıllık süre geçirildikten çok sonra 14/02/2018 tarihinde adli yargı yerinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varıldığı, öte yandan; davacılar tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen görevsizlik kararının kesinleştiği 12/06/2019 tarihinden itibaren 30 gün içinde en son 12/07/2019 tarihinde idari yargı yerinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 18/09/2019 tarihinde Mahkemelerinde açılan davada bu gerekçeyle de süre aşımı bulunduğunun görüldüğü gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf dilekçesinde davacılar tarafından iş bu davanın dilekçe ret kararı ile sonuçlanan ...İdare Mahkemesinin E:...sayılı esasında daha önce açıldığı belirtilerek istinafa konu kararın ek gerekçesine itiraz edilmişse de, dilekçe ret kararı verilen dosyadaki davanın 16.07.2019 tarihinde açıldığı ve görev ret kararının 12.06.2019 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davacıların bu itirazı ile kararın asıl gerekçesine yönelik sair itirazlarının kabul edilmediği, buna göre, dosyadaki belgeler ile istinaf dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, çocukları üzerindeki zararın halen devam ettiği, adli yargıda açılan tazminat ve ceza davalarının derdest olduğu, eylemin idariliğinin adli yargıda açılan tazminat davasında Mahkemenin davalı belediye yönünden verdiği tefrik kararıyla oluştuğu, adli yargıda verilen görev ret kararının kesinleşmesi üzerine yasal süresinde 05.07.2019 tarihinde idari yargıda dava açıldığı, sonrasında Mahkemece dilekçe ret kararları verildiği, davanın süresinde açıldığı, Mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği hususları ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıların çocukları ...'ın, 07/12/2015 Samandağ İlçesi, ... Köyü, ... isimli turistik yerde fotoğraf çektirmek için yöneldikleri tahta köprünün korkuluklarının kırılması nedeniyle suya düşmesi sonucunda, beyin kanaması geçirdiği, sağ motor nöronlarının zarar gördüğü, sol tarafının hareket edemediği, gelişim geriliği yaşadığından bahisle olay nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen zararının karşılanması amacıyla davacılar tarafından ilk olarak 14/02/2018 tarihinde Samandağ Belediye Başkanlığı ve ... Kooperatif yetkililerine karşı ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayıtlı tazminat davasının açıldığı, bu davada davalılardan Samandağ Belediye Başkanlığı yönünden dosyanın tefrik edildiği ve aynı Mahkemenin E:...sayılı esasına kaydedildiği ve sonrasında yapılan yargılama neticesinde Samandağ Belediyesine karşı açılan davada idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararının verildiği, bu kararın taraflarca istinaf edilmemesi sonucu 12/06/2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine, bahse konu olayda gerekli önlemleri almayan davalı belediyenin kusurlu olduğu ileri sürülerek olay nedeniyle uğramış oldukları manevi zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle davacılar anne ... ve baba ...'ın her biri için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 05/07/2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu kuralına; "doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında ise, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini isteyebilecekleri; bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresinde dava açılabileceği kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, idari dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilen ilgililerin, idari eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun hükmünde idareye başvuru için öngörülen 1 ve en geç 5 yıllık sürenin hangi tarihten itibaren başlatılacağı önem arz etmektedir. Kanunla öngörülen tam yargı davaları, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle, tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur. İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de daha sonra, Mahkeme kararları, adli veya idari soruşturma veya raporlar sonucu ortaya çıkabilmektedir. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 yıllık sürenin, eylemin idariliğinin ve zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunlu olup, aksi halde, zarara yol açan eylemin idariliğinin ve zararın ortaya çıkmasıyla kulanılması mümkün olan dava açma hakkının ortadan kaldırılacağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır. Her ne kadar Mahkeme kararında; davacıların çocukları ...'ın 07/12/2015 tarihinde yaralanması nedeniyle aynı gün adli tahkikatın başlatıldığı, yapılan ceza soruşturmasında davacıların müşteki olarak yer aldıkları ve zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı hususuna yönelik bahse konu ceza soruşturmasında beyanları olduğunun görüldüğü, dolayısıyla olayın oluş şekli itibariyle zararın ve eylemin idariliğinin yaralanma olayının gerçekleştiği tarih itibariyle davacılar tarafından öğrenildiği gerekçesine dayalı olarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; olay tarihinden itibaren başlatılan Savcılık soruşturması, işletmeyi kiralayan kooperatif başkanın yargılandığı ceza davası (20.11.2019 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiştir.), soruşturma ve ceza davası için düzenlenen bilirkişi raporlarının (kooperatif kusurlu bulunmuştur), davacıların yazılı beyanlarının incelenmesinden, davacıların olay nedeniyle davalı belediyenin hizmet kusuru bulunduğuna dair beyanlarının, bilgilerinin bulunmadığı, ancak 14/02/2018 tarihinde belediye ve tesisi işleten kooperatife karşı adli yargıda açılan davayla birlikte eylemin idariliğinin oluştuğunun kabulü gerektiği, devamında belediye yönünden verilen görevsizlik kararının 12.06.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine, yasal süresinde İskenderun Hukuk Mahkemelerinin Ön Bürosuna verilen dilekçe ile 05.07.2019 tarihinde idari yargıda açılan (sonrasında dilekçe ret kararları verilmiştir.) davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yaralanan çocukta kalıcı ve süregelen hasarlar oluştuğu, tedavisinin devam ettiği, adli (kooperatife karşı) ve idari yargıda (davalı belediyeye karşı, çocuk yönünden maddi ve manevi, davacılar yönünden maddi tazminat istemiyle) açılan tazminat davaları ile işletmeyi kiralayan kooperatif başkanın yargılandığı ceza davasının yargılamasına devam edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; 14.02.2018 tarihinde adli yargıda açılan ve davalı belediye yönünden verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine yasal süresinde 05.07.2019 tarihinde açılan bu davanın, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde belirtilen 1 yıllık sürede açıldığı ve davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemesince gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak davanın esasına yönelik olarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 25/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.