1. Ceza Dairesi 2009/1097 E. , 2010/7523 K. "" TEBLİĞNAME : 1-B/08/241376 MAHKEMESİ :(DENİZLİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :25/03/2008 - 295/104 SUÇ :Eşine öldürme Karısı K.. K..'yı canavarca bir his sevkiyle öldürmekten sanık A.. K..'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (DENİZLİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/03/2008 gün ve 295/104 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da …
**1. Ceza Dairesi 2009/1097 E. , 2010/7523 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/08/241376 MAHKEMESİ :(DENİZLİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :25/03/2008 - 295/104 SUÇ :Eşine öldürme Karısı K.. K..'yı canavarca bir his sevkiyle öldürmekten sanık A.. K..'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (DENİZLİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/03/2008 gün ve 295/104 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “eşini öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde bozma nedeni dışında suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosya kapsamına göre, 19.10.2005 tarihinden itibaren sanıkla evli olan ve bu evlilikten bir çocuğu bulunan maktulenin, olaydan 1,5 yıl kadar önce çocuğunu da bırakıp sık sık evini terk etmeye başladığı, maktulenin kendisini aldattığından şüphelenen sanığın uyarılarına aldırış etmeyen maktulenin, 20.04.2007 tarihinde evlilik birliğinin temelden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davası açıp, fuhuş yaparak geçimini sağlayan tanık Güngör’ün evinde yaşamaya başladığı, tarafların anlaşması üzerine 06.06.2007 tarihinde boşanma kararı verilerek, müşterek çocuğun velayetinin sanığa bırakıldığı, ancak olay tarihine kadar kararın kesinleşmediği, bu süre zarfında, evlilik birliğinin hukuken sona ermesine kadar sanığa karşı sadakat yükümlülüğü olan maktulenin, tanık Osman’la birlikte olup, cinsel ilişkiye girdiği, olay gecesi sanığın maktuleyle konuşmak için kendisine cep telefonundan çağrı bıraktığı, akabinde maktulenin de sanığı arayarak kaldığı eve davet ettiği, aksi kanıtlanamayan savunmaya göre sanığın eve gelmesiyle birlikte başlayan tartışma sırasında, maktulenin sanığa küfrettiği, bunun üzerine de sanığın, maktuleyi 8 adeti göğüs ve batına nafiz olmak üzere 21 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü, suç yerinde sanıkla birlikte fiili işleyen ya da sanığa yardım eden başka bir failin bulunduğuna yönelik somut kanıtların bulunmadığı olayda, 1-Sadece öldürme kastına yönelik çok sayıdaki bıçak darbesinin canavarca his saiki ile öldürme suçuna kanıt sayılamayacağı, sanığın bu saikle fiilini işlediğini gösteren kesin ve inandırıcı delillerin de bulunmadığı gözetilmeksizin, TCK’nun 82/1-d maddesi uyarınca hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde TCK’nun 82/1-b,d maddesi uyarınca hüküm kurulması,