4. Hukuk Dairesi 2011/7980 E. , 2012/10383 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 22/04/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından haz…
**4. Hukuk Dairesi 2011/7980 E. , 2012/10383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 22/04/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Anadolu'da ..... Gazetesinin 24/04/2009 tarihli nüshasında davalılardan ... tarafından yazılan "Muş havası, DTP, PKK, Ergenekon ve geleceğimiz" başlığını taşıyan köşe yazısında; kendisine yönelik, içeriği gerçek olmayan, kişilik haklarına ağır saldırı niteliği taşıyan, hakaret içerikli ifadeler kullanıldığını ileri sürerek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının kamuoyu tarafından bilinen Ergenekon adlı davada yargılanmakla birlikte henüz aleyhine hüküm kurulmadığı, yazıda; davacının “Ergenekon ve PKK’nın ortak eylemcisi, Ergenekon-PKK ortaklığının somut simgesi” olarak nitelendirildiği, davacının PKK’nın eylemcisi olduğu yönündeki değerlendirmenin davacı için kişilik haklarına saldırı kabul edilmesi gerektiği ve bu iddianın görünür gerçekliğe de uymadığı, dava konusu yazıda özle biçim arasındaki dengenin davacı aleyhine bozulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. Yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluğu bu farklılıklar gözetilerek belirlenmelidir. Bu nedenle basının ayrı bir konumu bulunmaktadır.