11. Ceza Dairesi 2022/9071 E. , 2023/8340 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/4508 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının
**11. Ceza Dairesi 2022/9071 E. , 2023/8340 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/4508 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2020 tarihli ve 2019/102768 Soruşturma, 2020/64921 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/4508 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.11.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.08.2022 tarihli ve 2022/9110 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112311 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112311 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09/09/2014 tarihli ve 2013/28111 esas, 2014/14145 karar sayılı ilâmında yer alan ''Katılan firma ile haklarında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen ...ve...nın ortak ve yetkilisi oldukları Esha İnşaat Ltd. Şti. arasında ... 18. Noterliği'nde 10.11.2006 tarih ve 41691 yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi yapılıp sözleşme konusu bir adet New Holland marka kanal kazıcı/yükleyici makine taraflara teslim edilmiş, katılan firma tarafından 11.02.2008 tarihli ihtarname ile sözleşme fesh edilip buna ilişkin tebligat Esha İnşaat Ltd. Şti. yetkilerine tebliğ edilmesine rağmen kiralama konusu malın iade edilmediği, bu sebeple firma ile yetkilileri aleyhlerinde ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2009/258 talimat sayılı evrakı ile yapılan haciz işleminde de aracın bulunamadığı, firma yetkilisi olan sanığın aracı iade etmemek sureti ile atılı suçu işlediği iddia edilen olayda, aracın sözleşmeden kaynaklanan iade zorunluluğuna rağmen, ödeme planına uygun olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin katılan şirket tarafından feshedilerek; feshin ihbarı ve teslim ihbarnamesinin tebliğinden sonra geçen süreye ve mahkeme kararlarına rağmen iade edilmediğinin anlaşılması sonucu sanığa üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelilerin yetkilisi oldukları şirket ile müşteki şirket arasında düzenlenen "Finansal Kiralama " sözleşmesine istinaden makinaların şüphelilerin yetkilisi oldukları ...Yol Yapım İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine şirkete kiralandığı ve teslim edildiği, borcun süresinde ödenmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket nedeniyle müşteki şirket tarafından ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, ancak şüphelilerin finansal kiralama konusu makineleri müşteki şirkete iade etmediklerinden bahisle şüpheliler haklarında şikayetçi olunması üzerine, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca ''soruşturmaya konu edilen şikayet içeriğinin hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturma konusu olayda müştekinin şikâyet dilekçesinde belirttiği ihtarname örneği dosya arasına getirtilip incelenerek, usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği ve tebliğ edilip edilmediği tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... Finansal Kiralama A.Ş. ile ...Yol Yapım İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 07.03.2017 tarihli ve 17000606 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca şirket yetkililerine teslim edilen 2 adet paletli ekskavatöre ait taksitlerin 2018/Ekim dönemi ve sonrasında ödenmemesi üzerine,...1. Noterliğinin 09.01.2019 tarihli ve 02780 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kira borçlarının belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ve kiralananların teslim edilmesinin gerekeceği kiracı şirkete bildirildiği halde, ihtarname gereği yerine getirilmeyerek kira borçlarının ödenmediği ve sözleşme konusu makinelerin de teslim edilmediğinin iddia olunması karşısında; Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle suç tarihinde ...Yol Yapım İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, sözleşmede müteselsil kefil olarak imzası bulunan ve şüpheliler ... ile...'ın beyanlarında ismi geçen, dosyada açık kimlik bilgileri belirtilen ...'nün şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, şikâyet dilekçesinde bahsedilen ihtarname örneği dosyaya getirtilerek, ihtarnamenin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ve tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilmesi, kiralanan iş makinelerinin iadesi talebine yönelik İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/249 Esas sayılı dava dosyası ile taraflar arasındaki finansal kiralama ilişkisine dair tespit edilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ve bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sonucuna göre somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdiri gerekirken; olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/4508 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.