Ceza Genel Kurulu 2018/523 E. , 2021/348 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 58-227 5187 sayılı Basın Kanunu'nda düzenlenen "kimliğin açıklanmaması" suçundan sanıklar ... ve ...'ün aynı Kanun’un 21/c maddesi uyarınca 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.06.2014 tarihli ve 58-227 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine…
**Ceza Genel Kurulu 2018/523 E. , 2021/348 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 58-227 5187 sayılı Basın Kanunu'nda düzenlenen "kimliğin açıklanmaması" suçundan sanıklar ... ve ...'ün aynı Kanun’un 21/c maddesi uyarınca 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.06.2014 tarihli ve 58-227 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesince 28.02.2018 tarih ve 5194-2129 sayı ile; "5187 sayılı Basın Kanunu'nun 21. maddesinin (c) bendinde on sekiz yaşından küçük olan kişilerin fail veya mağdur olarak yer aldığı suçlarda, bu kişilerle ilgili olarak yapılacak haberlerde, kimliklerinin açıklanması veya kimliklerinin tanınmasına yol açacak şekilde yayın yapılması fiili suç olarak tanımlanmıştır. Bu suç ile korunan hukuki yarar, on sekiz yaşından küçük kişilerin, yani çocukların, fail veya mağdur olduğu suçlarla ilgili haberlerde kişilik haklarının korunmasıdır. Hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı hâlinde ise suçun faili cezalandırılamaz. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaat açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli ve etkin yollarından birisi basındır. Basın özgürlüğü; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir. Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü, onu kullananlar açısından olduğu kadar gerçekleri öğrenmek özgürlüğüne sahip kişi ve kitleler açısından da temel hak niteliğindedir. O hâlde, basın özgürlüğü bir yönüyle halkı ilgilendiren haber ve görüşleri iletme özgürlüğüdür; diğer yönüyle ise, bu özgürlük, halkın bu bilgi ve görüşleri alma hakkıdır. Toplumun ve insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek, doğru ve gerçeğe uygun bilgiler ile donatmak, yaşanan sorun, olay ve oluşumlar hakkında kamuoyunu nesnel bir biçimde aydınlatmak, düşünmeye yönlendirici tartışmalar açmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu suretle denetlemek durumunda olan basının sahip olduğu hakkı hukuka uygun bir biçimde kullandığının kabulü için; açıklama, eleştiri ve değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bağ bulunması, açıklamada küçültücü sözlerin kullanılmaması gerekmektedir. Ancak, basın özgürlüğünün bir dereceye kadar abartma hatta kışkırtmaya başvurma hakkını da içerdiği de unutulmamalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2007 tarih ve 2007/7-28 E, 2007/34 K. sayılı kararında da; basının ödev ve sorumlulukları hususunda yapılan değerlendirmede;