21. Hukuk Dairesi 2016/1783 E. , 2016/9962 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 15.07.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 05.01.1991 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafın…
**21. Hukuk Dairesi 2016/1783 E. , 2016/9962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 15.07.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 05.01.1991 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 05.01.1991 tarihi olarak tespitini talep etmiştir. Mahkemece istemin kabulü ile davacının 18 yaşını doldurduğu 05.01.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabulüne karar verilmiştir. Bu davada çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davacının 05.01.1973 doğumlu olması nedeniyle, işe giriş bildirgesinin verildiği tarih olan 15.7.1986 tarihinde 13 yaşında olduğu da dikkate alındığında; işveren ile arasındaki ilişkinin çıraklık ilişkisinden mi, yoksa üretime yönelik hizmet akdi ilişkisinden mi kaynaklandığı hususu ile fiili çalışma olgusunun ispatı noktasında toplanmaktadır. Çıraklık Kanunu'na göre kurulan çıraklık okullarında okuyanlar çırak sayılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin niteliğini belirlemede, bir başka ifade ile davacının dava konusu dönemde çırak olup olmadığına karar verirken çıraklık sözleşmesi hükümlerine göre değil, çalışma ilişkisine bakarak bir sonuca varmalıdır. Gerçekten Çıraklık Sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma değil, bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırak işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyor ise bu durumda, çıraklık ilişkisinden söz edilemez. Zira burada gerçekleşen; işçinin emeğiyle işyeri ve işverene katkıda bulunmasıdır ki bu da ancak bir hizmet ilişkisi ile söz konusu olur. Kişi Kurumca çırak olarak bildirilmiş ise, çırak olmadığını ispat külfeti kişiye düşer. Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği tespit edilirken, işyerinde çırak olarak çalışmakta olan kişinin, 19 yaşından gün almaya başladığı tarihten itibaren çalışmasına çırak olarak mı yoksa diğer kadrolu işçiler gibi üretime yönelik mi devam ettiğinin tespiti yönünden de “çalışma ilişkisine ve biçimine” bakmak gerekmektedir.