2. Hukuk Dairesi 2014/8339 E. , 2014/14902 K. "" MAHKEMESİ :Ankara 10. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.12.2013 NUMARASI :Esas no:2013/756 Karar no:2013/1691 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık g…
**2. Hukuk Dairesi 2014/8339 E. , 2014/14902 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara 10. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.12.2013 NUMARASI :Esas no:2013/756 Karar no:2013/1691 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (anne)'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayeti davalı annede bulunan müşterek çocuk 06.12.2004 doğumlu Elçin’in öğrenim çağında olduğu, küçük ile davacı baba arasında iki haftada bir kurulan kişisel ilişkinin Cuma gününden başlatılması ve her yıl 1 Temmuz-15 Ağustos arası uzun süreli kişisel ilişki kurulması, çocuğun bedeni ve fikri gelişmesine ve öğrenimine engel olacağı gibi, annenin de velayet görevini gereği gibi ifa etmesini engelleyeceğinden, daha uygun süreli kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin kapsamına, “Çocuğun hangi ebeveynde olursa olsun her türlü iletişim vasıtası ile çocuk ile 16:00 ile 19:00 arasında arama ve iletişime geçme hakkının bulunması” da dahil edilmiştir. Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan babanın veya velayet kendisinde bulunan annenin, diğer tarafın çocukla telefon görüşmesi yapmasına ve sair iletişim vasıtaları ile iletişimine engel çıkardığına ilişkin bir delil bulunmadığına göre, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç yoktur. Öte yandan kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan babadır. Anne, doğrudan kişisel ilişki günlerinde çocuğu bu ilişkiyi sağlamak üzere hazır etmesi dışında başka bir yükümlülük altına sokulamaz. Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan baba, telefonla veya benzer vasıta ve yolla çocuğu ile iletişim kurmak istiyorsa, bunu yapma imkanına sahiptir. Annenin böyle bir yükümlülük altına sokulması doğru olmadığı gibi, bu yöndeki düzenlemeye uyulup uyulmadığının takip ve infazı da mümkün görünmemektedir. Bu husus nazara alınmadan telefonla görüşmenin kişisel ilişkinin kapsamına dahil edilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. (HUMK md 438/7)