Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerinin---- vefat etmiş olup geride mirasçıları olarak eşi ---------- müvekkili ---kaldığını, müvekkilleri, ------------- edilen müvekkillerinin ------- gereğince ---- ------ hisse devri ile -------yapıldıklarını, ------vefat tarihinde ----- doğumlu müvekkil----- doldurmadıklarını, ------- doldurmayan müvekkillerine herhangi bir kayyum tayin edilmeden hak ve menfaatleri korunmadan alınan ---- olduğunu, -------- kararında müvekkillerinin imzasının da
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı... San. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinin de kefil olduğunu, akabinde... San. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasında "Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi akdedilerek borçların yeniden yapılandırılması yoluna gidildiğini ve dava dışı... San. ve Tic. A.Ş'nin borçlarının taksitlere bölünerek yeniden vadelendirildiğini, sözleşmede daha evvelki kredi sözleşmelerinde imzası bulunan müteselsil kefillere karşı her alacaklı kuruluşun dava/yasal takip başlatmaya, başlatmış olduğu yasal takipleri/davaları devam ettirmeye yetkili olduğunun belirtildiğini, ancak bir yandan da asıl borçluya karşı başlatılmış takiplerin yalnızca usuli olarak devam ettirileceği hüküm altına alındığını, kefalet sözleşmeleri yapıları gereği fer'i ve tali nitelikte olduğunu, kefilin asıl borçludan daha ağır bir sorumluluk altına sokulmasının mümkün olmadığını, sözleşmede borçlunun sorumluluğuna gidilmesi seçeneği adeta hiçe sayıldığını, borcun öncelikle asıl borçludan tazmininin amaçlanması yerine kefilin sorumluluğuna öncelik verildiğini, FYYS'nin amacının asıl borçluya ödeme kolaylığı sağlarken kefili dibe batırmak olmadığını, davalı bankaya çekilen ihtarnamenin 02/07/2021 tarihinde okundu sayıldığını, ihtarnamenin okundu sayılmasının üzerinden bir ayı aşkın süre geçtikten sonra davalının taraflarına ... 23. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtar edilen hususların yasal dayanağı olmadığına yönelik cevap verildiğini, müvekkilince TBK madde 601'den hareketle çekilen ihtarın üzerinden 1 ayı aşkın süre geçmesine rağmen davalı banka ihtarnamedeki hususlar doğrultusunda hiçbir aksiyon alınamadığını, kabul etmemekle birlikte davalı bankanın öncelikle asıl borçluya karşı takip ve dava haklarını kullanması gerektiğini, ancak icra yolu izledikten sonra kefilin sorumluluğuna başvurulabilmesi mümkün olabilse de akdedilen FYYS'de bulunan asıl borçlunun sorumluluğuna gidilemeyeceğine yönelik ibareler, müvekkilinin TBK madde 601'den kaynaklı kanuni haklarını kullanmasına set çekmeye yönelik olduğu, bu bağlamda FYYS'de yer alan hükümlerin geçerli olduğunun kabulü müvekkilin geri dönülemez zararlara uğramasına ve hukuk devleti ilkesinin onarılamaz biçimde zedelenmesine sebebiyet vereceğini beyan ederek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek TBK madde 601 uyarınca müvekkilinin genel kredi sözleşmesine kefilliğinin ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.