14. Ceza Dairesi 2019/978 E. , 2020/812 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen kısmen re'sen de temyiz tabi hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi. 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabi…
**14. Ceza Dairesi 2019/978 E. , 2020/812 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen kısmen re'sen de temyiz tabi hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi. 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı ve mağdur ile vekilinin kovuşturma evresinde şikayetçi olup davaya katılma talebinde bulunmalarına karşılık mahkemece katılma hususunda karar verilmediği ve tayin edilen vekilin hükümleri temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu da anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca mağdur ...'nin katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Tüm dosya kapsamına göre Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen 11.10.2011 günlü raporda mağdurun erken ergenlik (prekoks puberte) tanısı ile takip edildiği, yapılan zeka testinde sınır zeka düzeyinde olduğu, fakat akademik düzeyi, mantıksal becerileri ile sözel ifadesi değerlendirildiğinde klinik olarak Hafif Düzey Zeka Geriliği bulunduğu kanaatına varıldığı belirtilmesine rağmen Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.09.2012 tarihli raporunda “Hafif düzeyde zeka geriliği saptandığı, ruh sağlığının bozulmadığı ancak çocuğun algılama düzeyinin düşük olması nedeniyle çocuğun olayı ve sonuçlarını algılama düzeyinin de yeterli olmadığının da gözönünde bulundurulmasının uygun olacağının bildirilmesi karşısında, mağdurun tedavisine ilişkin tüm evrakın temin edilip, dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerine beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,