4. Hukuk Dairesi 2011/14534 E. , 2012/17399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki k
**4. Hukuk Dairesi 2011/14534 E. , 2012/17399 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız hacizden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının sahte bono düzenleyerek kendisine karşı icra takibi başlattığını, takibin kesinleşerek, otomobilinin haczedildiğini ve muhafaza altına alındığını, bu süre içinde aracını kullanamadığını, açmış olduğu menfi tespit davasını kazandığını beyanla, uğradığı zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından; takibe konu kambiyo senedinin davacının ticari vekili tarafından düzenlenip davacıya ait eczane kaşesi basılıp imzalanarak tanzim edildiği ve alacaklıya verildiği, ticari vekilin davacı dışında başka şahıslara da aynı şekilde senetler düzenleyerek verdiği, hatta davacı tarafından ticari vekil hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ticari vekil, ticari mümessil sıfatına sahip olmaksızın bir ticari işletme sahibi tacir tarafından ticari işletmenin bütün veya belirli bazı işlerini yapmak üzere temsil yetkisi ile donatılan kişidir. Ticari vekil özel yetki verilmedikçe ticari mümessil gibi kambiyo taahhüdünde bulunamaz. Ticari vekil yetkisi olmayan bir işlem yapmışsa da bu durum tacir ve ticari vekil arasındaki içi ilişkiyi ilgilendirir ve iyi niyetli üçüncü şahsı bağlamaz. İcra takibinin dayanağı ticari vekilin düzenlediği kambiyo senedi olduğundan, davacının açmış olduğu menfi tespit davası sonucunda kötü niyet tazminatına hükmedildiğinden davanın reddi gerekirken, kabulü doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.