12. Ceza Dairesi 2012/32531 E. , 2013/20145 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle Öldürme Hüküm :TCK'nın 85/1, 62/1, 50/3, 52/4, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilm
**12. Ceza Dairesi 2012/32531 E. , 2013/20145 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle Öldürme Hüküm :TCK'nın 85/1, 62/1, 50/3, 52/4, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, bilirkişi raporuna, illiyet bağına, ceza uygulamasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın ağırlığı" ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, 2.) Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi ve sanık hakkında hükmedilen hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi, keza bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması, 3.) Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama maddesinin TCK'nın 50/1-a maddesi yerine, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 50/3. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 4.) Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan ceza taksitlendirildikten sonra, TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin kararda belirtilmemesi, Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “sanığın kastı ve amacına göre” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 3. paragrafının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 30 TL olarak hesabıyla 27.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesine, hükmün 5. paragrafının sonuna “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa bildirilmesine” ibaresinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün, isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.