4. Hukuk Dairesi 2021/24246 E. , 2024/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1269 Esas-2021/689 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine-Davacının istinaf talebinin Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2016/201 Esas-2018/166 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf
**4. Hukuk Dairesi 2021/24246 E. , 2024/3416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1269 Esas-2021/689 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine-Davacının istinaf talebinin Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2016/201 Esas-2018/166 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2011 tarihinde müvekkiline zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı yaralamalı bir trafik kazası yaptığını, araçta kaza anında 10 kişi bulunduğunu, aracın haddinden fazla yük taşıdığını, bu kaza nedeniyle yaralanan yolcu ...'a 56.087,72 TL ödeme yapıldığını, daha önce Hilvan İcra Müdürlüğünde 2015/31 Esas sayılı icra takibinin açıldığını, müvekkili şirketin zarar görenlere ödemiş olduğu tazminatın davalıdan tahsili gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 56.087,72 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek kendilerine verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dosyanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazanın aracın lastiğinin patlamasından kaynaklandığını bu nedenle rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.11.2017 tarihli trafik bilirkişi raporu ve davacının bu rapora itirazı doğrultusunda alınan 07.09.2018 havale tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda kaza sırasında aracın yolcu sayısı olarak istiap haddi aşıldığı ancak yolcuların çoğunlukla çocuklardan oluştuğu ve ağırlık olarak istiap haddinin aşılmasından söz edilemeyeceği değerlendirilerek kazadan davalı ...'ın %10 oranında kusurlu, yolcu ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, kamyonette meydana gelen lastik patlaması şeklindeki teknik arızanın sonuç üzerinde %80 oranında etken olduğunun anlaşıldığı, davacının kazanın istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği iddiasının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu doğrultusunda yerinde olmadığının tespit edildiği, kazanın istiap haddinin aşılması sonucu olmayıp kamyonette meydana gelen lastik patlaması şeklindeki teknik arızanın olayın gelişiminde etkili olduğundan davacının sigortalıya rücu hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazın değerlendirilmediğini, kazanın fazla yük taşınmasından kaynaklandığını, kusurun sürücüde olduğunu, istiap haddinden fazla yolcu alınmasının kazaya sebep vermesi nedeniyle sürücünün kusurlu olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 16.08.2018 tarihli raporuna göre meskun dışı mahaldeki devlet karayolu üzerinde seyir halinde olan kamyonette meydana gelen lastik patlaması şeklindeki meydana gelen teknik arızanın olayın gelişiminde etken olduğu, davalı ...'ın %10 kusurlu olduğu, yolcu ...'ın %10 kusurlu olduğu ve meydana gelen teknik arızanın kazanın sonuç üzerinde %80 etken olduğu mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle ödenen tazminatın rücuan tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ce 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-e maddesi 3. Değerlendirme: Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istiap haddinin aşılması nedeniyle işletene rücu edebilmesi için kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmış olması gerektiği gözönünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda istiap haddi aşımının kazada tek etken olmadığının konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporla dosya kapsamına uygun biçimde tespit edildiği de dikkate alındığında, davacının davalı sigortalısına rücu hakkı bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.