5. Hukuk Dairesi 2020/8953 E. , 2022/1764 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk D…
**5. Hukuk Dairesi 2020/8953 E. , 2022/1764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/419 E- 2019/5 K sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Aşağıda açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2019/477E- 2019/551K sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/419 Esas - 2019/5 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Dava konusu İzmir İli, Narlıdere İlçesi, Narlıdere Mahallesi 156 ada 2023 parsel (eski 137 ada 971 parsel) sayılı taşınmazda davacının 12.04.1978 tarihinde satış yoluyla hissedar olduğu; İzmir Kadastro Mahkemesi'nin 1996/83 Esas – 1998/14 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 17.11.1998 tarihinde kesinleştiği ve tapuda hükmen infaz edildiği, eldeki davanın ise 09.09.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşılmıştır. Zamanaşımı, borcu kendiliğinden ve yalnız başına sona erdiren bir neden olmayıp hak düşürücü sürelerden farklı olarak, zamanaşımı süresinin dolmasıyla hak ve alacak ortadan kalkmamakta, var olan bir hakkın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırmaktadır. Bunun sonucu olarak da, mahkemece resen göz önünde tutulamayacağı gibi taraflarca yasada öngörülen süre ve usul içerisinde ileri sürülmesi zorunludur. Zamanaşımı savunması ileri sürüldüğü takdirde mahkemece işin esasına girilip inceleme yapılması mümkün olmamakla birlikte, zamanaşımı savunması ileri sürülmedikçe de istem konusu olan hak ortadan kalkmadığından işin esası hakkında inceleme yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.