10. Hukuk Dairesi 2018/4892 E. , 2018/7834 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava, hak sahibi konumundaki davacıya bağlanan ölüm aylığının kesilmesine yönelik kurum işleminin iptali ve yeniden ölüm aylığı bağlanması; birleşen dava ise hak sahibi konumundaki davalıya yersiz olarak ödenen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle bozma ilamına uyularak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine k…
**10. Hukuk Dairesi 2018/4892 E. , 2018/7834 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava, hak sahibi konumundaki davacıya bağlanan ölüm aylığının kesilmesine yönelik kurum işleminin iptali ve yeniden ölüm aylığı bağlanması; birleşen dava ise hak sahibi konumundaki davalıya yersiz olarak ödenen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle bozma ilamına uyularak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hükmün, asıl davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Eldeki davada, hakkında verilen boşanma kararı 10.01.2002 tarihinde kesinleşen hak sahibine, yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle Kurumca 01.11.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 01.11.2008 ile 31.12.2011 tarihleri arasında yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce, 16.02.2016 tarih 2016/685 E., 2016/2105 K. sayılı karar ile ilamda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı ve eski eşinin fiili birlikte yaşama yönelik titizlikle yeniden araştırma yapılması gerektiğinden bahisle bozulan eldeki davalarda, mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilemez.