Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1968 E. , 2024/7802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1968 Karar No : 2024/7802 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği ... İl Müdürlüğü ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1968 E. , 2024/7802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1968 Karar No : 2024/7802 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği ... İl Müdürlüğü ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : İstanbul İli, Fatih İlçesi ... Mahallesi adresinde ve tapuda ... ada, ... parsel önünde bulunan 2.980,00 metrekare taşınmazın 1.900,00 metrekaresinin tekne bağlama alanı olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisle 22/08/2017-05/04/2022 tarihleri arasında toplamda 6.485,300,30 TL ecrimisil istenmesine yönelik Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve E-... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin; hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; esas itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanların işgali halinde ecrimisil isteme yetkisi Hazine taşınmazlarının idaresinden sorumlu idarede (Milli Emlak) olmakla birlikte, bu alandaki Devletin tasarruf yetkisinin Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili Bakanlıkça belediyeye bırakılması halinde tasarruf yetkisinin geçtiği tarihten itibaren bu alanda belediye tarafından ecrimisil istenebileceği, Maliye Bakanlığının halen yürürlükte olan ... tarihli ve ... sayılı kararı ile Fatih ilçesindeki dolgu alanlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakıldığı, Bakanlık kararında yer verilen istisna durumlarının da bulunmadığı anlaşılmakla, işbu uyuşmazlıkta ecrimisil istenilen alanda tasarruf yetkisi, dolayısıyla ecrimisil isteme yetkisi İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğundan, davalı idarece ecrimisil istenilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediye Tasarrufundaki Yerler" başlıklı 79. maddesinin 2. fıkrasında; belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılır." hükmünün yer aldığı, ancak bu hükmün deniz dolgu alanların doğrudan devrine ilişkin olmadığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denize dolgu alanlarının Maliye Bakanlığının onayı üzerine kullanımının ilgili belediyeye devrinden sonra Maliye Bakanlığının söz konusu taşınmaz üzerindeki idare ve tasarruf yetkisinin kalkması gerekeceği, Dairenin 27/02/2024 tarih ve 2023/3621 sayılı ara kararı ile söz konusu taşınmazla ilgili deniz dolgu alanının, dolgu işleminin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılıp yapılmadığının eğer belediyece doldurulmuş ise Maliye Bakanlığınca İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakılıp bırakılmadığına ilişkin bir karar, onay vb. işlemin olup olmadığının sorulduğu, Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Emlak yönetimi Dairesi Başkanlığı Emlak Şube Müdürlüğünün göndermiş olduğu cevaplardan, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın Belediyeye devredilen alanlardan olmadığı ve bu yüzden alanın devrine ilişkin bir onayın bulunmadığı, dava konusu taşınmazın halen devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğunun belirtildiği, söz konusu taşınmaz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından davacı şirkete kiraya verilmiş ise de; bu taşınmazın belediyenin tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan bu yeri belediyenin üçüncü kişiye kiralama yetkisi bulunmadığı, fuzuli şagilin de kusurunun aranmayacağı hususu da gözönüne alındığında hazine tarafından ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu 6.485,300,30-TL tutarındaki ecirimisil ihbarnamesinin 1.710.437,67-TL'lik kısmında hukuka uyarlık, kalan 4.774.862,63-TL TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin; 4.774.862,63.-TL'lik kısmının iptaline, 1.710.437,67-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından kullanılan alanın 1.900,00 m² değil 170,39 m² olduğu, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdari Dava Dairesinin deniz yüzeyi ölçümü ve ve davacının kullanımı tespit edilemediği halde 1.500,00 m² deniz yüzeyi kullanıldığı varsayımından hareketle hüküm kurulmasının maddi gerçekle bağdaşmadığı, Maliye Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile arasında dava konusu yerin bulunduğu Fatih ilçesi de dahil birçok ilçedeki dolgu alanlarının tasarruf yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine bırakıldığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları İşletmesi ile aralarında kira sözleşmesinin mevcut olduğu ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI :Dava konusu ecrimisil işleminin ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine göre hukuka uygun olarak tesis edilmiş olduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve ... K. sayılı kararının aleyne olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Taraflardan davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kararının iptale ilişkin kısmının gerekçeli onanması, davacının temyiz isteminin kabulu ile redde ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. " hükmüne yer verilmiştir. 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.maddesinde de, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükmü yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde, "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715. maddesinde, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu kuralına yer verilmiştir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar" başlıklı 7. maddesinde, kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile, deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebileceği, bu arazilerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı kuralı yer almaktadır. 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediye tasarrufunda yerler" başlıklı 79. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılır." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden: Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler olup, deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir ise de, bu araziler özel mülkiyete konu olmamakta, araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalmaktadır. Bununla birlikte Belediye Kanunu'nda, belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanların tasarruf yetkisine ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Kanun maddesinde verilen şartların oluşması durumunda Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu alanlar belediyelerin tasarrufuna bırakılmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesinde yer verilen "belediyelere devrolunacağı" ve "Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin tasarrufuna bırakılacağı" ibarelerinden de anlaşılacağı üzere denizden dolgu vasıflı alanların kullanım ve tasarruf hakkı, Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte doğrudan doğruya Belediyelere geçmemektedir. Nitekim, 79. maddenin birinci fıkrasındaki yerlerin belediyenin tasarrufunda olduğu belirtilmesine rağmen, dolgu alanlarına yönelik ikinci fıkrada Maliye Bakanlığınca belediyelerin tasarrufuna bırakılır ifadesiyle Kanun'un yürürlüğe girmesiyle doğrudan bu yerlerin belediyenin tasarrufuna geçmediği anlaşılmaktadır. Devletin hüküm ve tasarrufunda olan bu yerlerin Kıyı Kanunu'na ve ilgili mevzuata uygun kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından (10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 99. maddesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hizmet birimleri arasında Milli Emlak Genel Müdürlüğüne yer verilmekle birlikte bu tarihten sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilidir) belediyelerin tasarrufuna bırakılmaktadır. Kullanım ve tasarruf hakkının belediyeye geçebilmesi için ilgili Bakanlık tarafından, denizde yapılan dolgu işleminin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesindeki ifadesiyle ''Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar'' kapsamında olduğu araştırılarak, bu kapsamda ise Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılacağına ilişkin Belediyeden yazılı beyan(protokol, taahhütname vb.) alınmak suretiyle tasarruf hakkı ilgili Belediyeye bırakılacaktır. Tasarruf yetkisinin belediyeye bırakıldığı tarih ayrıca kararlaştırılmamış ise iznin verildiği tarihtin itibaren alanın tasarruf yetkisi belediyeye bırakılmış sayılacaktır. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi adresinde ... ada ... parsel önünde bulunan 2.980,00 m² taşınmazın 1.900,00 m²'sinin tekne bağlama alanı olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisle 22/08/2017-05/04/2022 tarihleri arasında toplamda 6.485,300,30-TL ecrimisil istenmesine yönelik Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 05/04/2022 tarihinde düzenlenen taşınmaz tespit tutanağında; ecrimisil ihbarnamesine konu İstanbul ili Fatih ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel önünde bulununan taşınmazın cinsinin “Kıyı ve Dolgu Alanları” olarak belirtildiği, ... tarihli ve ... sayılı Ecrimisil Kıymet Takdiri Kararında taşınmazın cinsinin “Deniz Dolgu Alanları” olarak düzenlendiği, ilk derece mahkemesince uyuşmazlık konusu yerin denizden dolgu alanı kapsamında kalıp kalmadığı hususunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorulduğu, anılan kurum tarafından sunulan cevap yazısında; ''Dava dosyasına konu edilen ... ada ... parsel İstanbul İli, Fatıh İlçesi, ... Mahallesi adresinde yer alan bağlama alanı (... İskelesi) deniz dolgu alanında kalmakta olup, Belediyemizin tasarrufunda bulunan yerlerden olan bu alan...'' şeklinde bilgi verildiği, aynı taşınmazın 22/08/2012-21/08/2017 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgalinden bahisle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptaline ilişkin Dairemizin E:2023/5791 sayılı dosyasına konu ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda; “…Ancak deniz dolgu alanı olması nedeniyle başka amaçlarla idarece kiraya verilmesi ve kira geliri elde edilmesi çok olanaklı değildir.” ifadesine yer verildiği görülmektedir. Öte yandan, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve ... sayılı ara kararı ile söz konusu taşınmazla ilgili deniz dolgu alanının, dolgu işleminin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılıp yapılmadığının, eğer belediyece doldurulmuş ise Maliye Bakanlığınca İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakılıp bırakılmadığına ilişkin bir karar, onay vb. işlemin olup olmadığının sorulduğu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ara karara: "Dava konusu Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili Başkanlığımız Coğrafi Bilgi Sisteminde yapılan incelemede; taşınmazın belli bir kısmının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığı görülse de 1946 yılına ait hava fotoğrafı incelendiğine söz konusu taşınmazın var olduğu, taşınmazın kadastral parsel olduğu dolayısıyla sonradan doldurulmuş bir alan olmadığı anlaşılmaktadır. " şeklinde cevap verildiği, söz konusu ara kararın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdari Dava Dairesince hükme esas alındığı görülmekle birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen ara kararına cevap dilekçesinde bahsedilen alanın ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmaz alanın ise ... ada ... parsel önünde bulunan taşınmaz olduğu anlaşılmıştır. İşbu uyuşmazlıkta, ecrimisil istenilen İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ... ada ... parsel önündeki alanın denizden dolgu alanı olduğu; 05/04/2022 tarihli taşınmaz tespit tutanağından, ... tarihli ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararından, Dairemizin 2023/5791 esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporundan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının E-... sayılı ara kararına cevap dilekçesinden anlaşılmaktadır. Söz konusu denizden dolgu alanının İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dolgu alanının tasarruf yetkisinin Büyükşehire bırakılmasına yönelik Bakanlık izni olup olmadığı veya bu yerdeki tasarruf yetkisine yönelik açılan dava olup olmadığı davalı idare ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına sorulmuş olup, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca verilen cevaptan, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün "Dolgu Alanlarının Devri" konulu ... tarihli ve ... sayılı yazısı sunularak, anılan alanın Belediyelerinin tasarrufuna bırakıldığı beyan edilmiştir. Söz konusu devir işleminin halen yürürlükte olup olmadığı ile işlemde belirtilen istisna hallerinin bulunup bulunmadığı idareden sorulmuş olup, devir işleminin halen yürürlükte olduğu, işlemde belirtilen istisna koşulunun alanda oluşmadığı beyan edilmiştir. Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün "Dolgu Alanlarının Devri" konulu ... tarihli ve ... sayılı yazısı incelendiğinde; balıkçı barınakları, kullanma izni tesis edilen alanlar, marinalar ve özel mülkiyete konu dolgu vasıflı taşınmazlar hariç olmak üzere; Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Zeytinburnu, Fatih, Eminönü ile Üsküdar, Kadıköy, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla ilçelerinde doldurulan dolgu alanlarının 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kullanılması şartıyla, Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakılmasına, Bakanlık Makamının ... tarihli ve ... sayılı Olurları ile uygun görüldüğü; Bakanlık işleminde belirtilen ilçelerde doldurulan dolgu sahalarının tasarruf yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine devredildiği, işlemde Belediyeye devredilen ve devredilmeyen dolgu alanları kısımları yönüyle bir ayırım yapılmadığı, bu yönde bir alan ayırımına ilişkin krokiye işlemde yer verilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, alan üzerinde davacının yolcu taşıma faaliyetini yürüttüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile belirlenen "İskele Kullanma İzni ve İskeleye Yanaşma, Bağlama ve Barınma Ücret Tarifesi" uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediye iştirakçisi Şirket ile davacı arasında sözleşmenin bulunduğu, sözleşme kapsamında ecrimisil istenilen gemi bağlama yeri için de davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan şirketine ücret ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, esas itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanların işgali halinde ecrimisil isteme yetkisi Hazine taşınmazlarının idaresinden sorumlu idarede (milli emlak) olmakla birlikte, bu alandaki Devletin tasarruf yetkisinin Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili Bakanlıkça belediyeye bırakılması halinde tasarruf yetkisinin geçtiği tarihten itibaren bu alanda belediye tarafından ecrimisil istenebileceği, Maliye Bakanlığının halen yürürlükte olan ... tarihli ve ... sayılı kararı ile Fatih ilçesindeki dolgu alanlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakıldığı, Bakanlık kararında yer verilen istisna durumlarının da bulunmadığı anlaşılmakla, işbu uyuşmazlıkta ecrimisil istenilen alanda tasarruf yetkisi, dolayısıyla ecrimisil isteme yetkisi İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğundan, davalı idarece dolgu alanlarından ecrimisil istenilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; "Keşif günü yapılan incelemeler ve dosya içinde yer alan bilgi ve belgelere göre; dava konusu ... ada ... parselin kuzeyinde yer alan ... Caddesinin denize bakan tarafında İETT Peronları arkasında kalan alan ... Turizm Deniz Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından yanaşma, bağlama ve barınma alanı olarak kullanıldığı görülmüştür. Keşif günü davacılar tarafından heyetimize yerinde gösterilen alan 400 m2 olarak tespit edilmiştir. Deniz yüzeyi ölçümü keşif anında yapılamadığından ve kullanım tespit edilemediğinden dosyadaki bilgiler üzerinden (1900 m²- 400 m²) 1500 m2 olarak kabul edilmiştir." şeklinde bir değerlendirme yapılmış olsa da işgal edilen deniz yüzeyi alanın gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmaksızın, somut tespitler olmadan varsayımlar üzerinden tespit edilemeyeceği de açıktır. Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince verilen kararının iptal hükmünün yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına, davanın reddine ilişkin kısmın ise bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın, redde ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.