2. Hukuk Dairesi 2010/2240 E. , 2011/3919 K. MAHKEMESİ :Kastamonu 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :15.9.2009 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı …
**2. Hukuk Dairesi 2010/2240 E. , 2011/3919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kastamonu 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :15.9.2009 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 197.maddesi uyarınca birlikte yaşamaya ara verilmesini istemiş, parasal katkı isteğinde bulunmamıştır. Sözü geçen maddede, eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. (TMK.md.197/1) Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, toplanan delillerden davalının alkol alıp eşine şiddet uyguladığı, bir başka kadınla yaşadığı anlaşılmaktadır. Davalının bu eylemleri nedeniyle davacının kişiliği ve ailenin huzurunun ciddi biçimde tehlikeye düştüğü kanıtlanmıştır. Bu tehlike devam ettiği sürece davacı kadının ayrı yaşama hakkına sahiptir. Davacının Türk Medeni Kanununun 170/2. maddesi uyarınca ayrılık kararı verilmesi yönünde bir isteği bulunmamaktadır. Öyleyse davacının ayrı yaşamakta haklı olduğunun tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Müşterek çocukların geçici velayeti babaya bırakıldığı halde konut ve ev eşyasından yararlanmanın infazda tereddüt olşuturacak şekilde davacı kadın ve çocuklara birlikte bırakılması usul ve yasaya aykırıdır. 4-Davacının taşınmazla ilgili aile konutu şerhi konulması isteği bağımsız dava niteliğinde olup ayrıca harca tabidir. Yatırılan başvurma harcı bu isteği de kapsamaktadır. Mahkemece bu taleple ilgili maktu ilam harcının tamamlanması için davacıya önel verilip (Harçlar Kanunu md.30-32) harç ikmal ettirildikten sonra istekle ilgili bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aile konutu şerhi konulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edlen hükmün yukarıda 2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların 1. bentte açıklanan nedenle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.03.2011 (Pzt.)