DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/993 E. , 2024/3391 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/993 Karar No : 2024/3391 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2023 tarih ve E:2017/642, K:2023/6452 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bağımsız Deneti…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/993 E. , 2024/3391 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/993 Karar No : 2024/3391 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2023 tarih ve E:2017/642, K:2023/6452 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (ğ) bentlerinin ve davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Eğitim ve Yetkilendirme Daire Başkanlığı’nın ... tarih ve E... sayılı yazısıyla bildirilen Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2023 tarih ve E:2017/642, K:2023/6452 sayılı kararıyla; Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin "Denetçilerin yetkilendirilmesi" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (ğ) bentleri yönünden; Kurum'un, bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının kuruluş şartlarını ve çalışma esaslarını belirleme ve bu şartları taşıyan kuruluşları ve bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarını yetkilendirme görev ve yetkisi bulunduğu açık olduğundan, denetim faaliyetinde bulunmak isteyenlerin yetkilendirilme şartlarının belirlenmesine yönelik dava konusu kuralda hukuka aykırılık görülmediği, Davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. maddesine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 5560 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesine ve madde gerekçesine yer verildikten sonra, Cezalandırılmakla güdülen asıl amacın, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğu; memnu hakların iadesi müessesesinin ise, ceza mahkumiyetinden doğan süresiz yasakların ve ehliyetsizliklerin ortadan kaldırılmasını sağlayan, yasak ve ehliyetsizliklerden kurtulmak isteyen kimseyi düzgün ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde yaşamaya teşvik eden bir müessese olduğu, Buna göre, 5352 sayılı Kanun'a eklenen 13/A maddesiyle getirilen yasaklanmış hakların iadesine ilişkin düzenlemeyle de, süresiz hak yoksunluklarının önüne geçilerek, yasak ve ehliyetsizliklerden kurtulmak isteyenlerin başvuruda bulunacakları bir yöntemin ortaya konulmasının amaçlandığı, Olayda, davacıya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dolandırıcılık suçundan 5 ay hapis ve 16.652.500-TL ağır para cezası verildiği; anılan cezaların infaz edilmesi üzerine, davacı tarafından yasaklanmış haklarının iadesi talebiyle yapılan başvuru üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesi uyarınca "Yasaklanmış Haklarının Geri Verilmesine" karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce memnu haklarının iadesine karar verilen davacının, bu kararın niteliği gereği mahkûmiyet hükmünden doğan süresiz hak yoksunlukları hukuken ortadan kalktığından, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme isteminin önceki mahkûmiyet hükümlerinden bahisle değerlendirmeye alınmaksızın reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, Belirtilen gerekçelerle, düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlem yönünden işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na eklenen "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A-1 maddesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışında, diğer kanunlarda düzenlenmiş kasıtlı suçlar nedeniyle verilmiş mahkumiyete bağlı sürekli hak yoksunluklarının, yalnızca mahkum olunan cezanın tamamlanmasına kadar devam etmesini, sürekli hak yoksunluğuna neden olmamasını amaçladığı; 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nda memnu hakların iadesi müessesesine yer verilmişken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kişinin işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belli hakları kullanamayacağı, cezanın infazının bitiminde ise hak yoksunluklarının, maddede sayılan istisnalar dışında, kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği; bağımsız denetçi olarak yetkilendirilebilmek için 3568 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (d) bendi ile Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde sayılı suçlardan mahkum olmama şartının arandığı; maddede sayılı bu suçlardan mahkum olmama koşulunun, belli bir suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan hak yoksunluğu niteliğinde değil, bizzat bağımsız denetçi olarak yetkilendirme şartları arasında olduğu; 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na göre yalnızca yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından bağımsız denetçi olarak yetkilendirme yapılabileceği için 3568 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (d) bendinde de, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmeye engel nitelikteki suçların tespit edildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile maddede sayılı suçlardan mahkumiyeti olmaması gerektiğinin düzenlendiği; dava konusu olayda, davacının, dolandırıcılık suçundan mahkum olduğu için bu mahkumiyetinin, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesine engel nitelikte olduğu; her ne kadar mahkumiyet kararından kaynaklanan yasaklanmış haklarının iadesi talebiyle yaptığı başvuru üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve Değ.İş ... sayılı kararı ile ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararından kaynaklanan yasaklanmış haklarının davacıya iadesine karar verilmişse de, davacının mahkumiyetine dayalı bir hak yoksunluğu olmadığından memnu haklarının iadesinin, mahkumiyet kararını ortadan kaldırmayacağı gibi denetim faaliyetinde yetkilendirilecekler yönünden, mevzuat ile aranan şartları sağladığı sonucunu da doğurmayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: Davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile, davacıya ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan 5 ay hapis ve 16.652.500-TL ağır para cezası verildiği ve bu cezaların kesinleştiğinden bahisle Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) ve (ğ) bentleri uyarınca reddedilmiş; davacı tarafından, bu ret işlemiyle birlikte anılan işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) ve (ğ) bentlerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin amacının, uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak, bağımsız denetimde uygulama birliğini, gerekli güveni ve kaliteyi sağlamak, denetim standartlarını belirlemek, bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek ve bunların faaliyetlerini denetlemek ve bağımsız denetim alanında kamu gözetimi yapmak yetkisini haiz Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun (Kurum) kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Bağımsız denetçi: Bağımsız denetim yapmak üzere, 01/06/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından Kurum tarafından yetkilendirilen kişileri; Bağımsız denetim: Finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, denetim standartlarında öngörülen gerekli bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını; Meslek mensubu: 3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirleri... ifade eder" şeklinde tanımlanmış; "Kurul'un görev ve yetkileri" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, "Bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının kuruluş şartlarını ve çalışma esaslarını belirlemek, bu şartları taşıyan kuruluşları ve bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarını yetkilendirerek listeler hâlinde ilan etmek ve bunları oluşturacağı resmî sicile kaydederek Kurumun internet sitesinde kamuoyunun erişimine sürekli olarak açık tutmak"; (f) bendinde, "Bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarına yönelik sınav, yetkilendirme ve tescil yapmak, disiplin ve soruşturma işlemlerini yürütmek, sürekli eğitim standartları ile meslekî etik kurallarını belirlemek, bunlara yönelik olarak kalite güvence sistemini oluşturmak ve bu alanlardaki eksikliklerin düzeltilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak"; (h) bendinde, "Düzenlemek ve denetlemekle görevli olduğu alanla ilgili ikincil düzenlemeleri yapmak ve bu konularda gerekli kararları almak" Kurul'un görev ve yetkileri arasında sayılmış; 27. maddesinin birinci fıkrasında, Kurul'un, 9. maddenin birinci fıkrasının (b), (ç) ve (d) bentlerinde yer alan yetkilerinin kullanılmasına yönelik usul ve esasları çıkaracağı yönetmeliklerle belirleyeceği; 31. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hâllerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun bağımsız denetimle ilgili hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 400. maddesinde, denetçinin, bağımsız denetim yapmak üzere, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabileceği ifade edilmiştir. 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 6102 sayılı Kanun'la Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetimi Kurumuna verilen yetki ile çıkarılan Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (a) bendinde; "a) Bağımsız denetçi: Bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavirlik ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından Kurum tarafından yetkilendirilen kişileri," olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmeliğin, "Denetçilerin Yetkilendirilmesi" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "f) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyeti olmaması," hükmü; (ğ) bendinde ise, "Bağımsız denetim mesleğinin gerektirdiği şeref ve haysiyete uymayan bir durumunun bulunmaması, olumsuz bir itibara sahip olmaması," hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun "Genel Şartlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "d) (Değişik: 10/7/2008-5786/2 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)[4] zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan 3568 sayılı Kanun hükmüne göre, meslek mensubu olabilmek için ilgilinin, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmaması gerekmektedir. Öte yandan 660 sayılı KHK hükümlerine göre de "bağımsız denetçi" olabilmek için 3568 sayılı Kanun uyarınca meslek mensubu olma şartı getirilmiştir yani "bağımsız denetçi" olabilmek için de anılan suçlardan hüküm giymemiş olmak gerekmektedir. Davacının, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi isteminin reddine ilişkin dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan ve davacı tarafından iptali istenilen Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde ise, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyeti olmaması şartı yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "dolandırıcılık" suçundan 5 ay hapis ve 16.652.500-TL ağır para cezası cezalandırılmasına karar verildiği, anılan cezaların infaz edilmesi üzerine davacı tarafından yasaklanmış haklarının iadesi talebiyle yapılan başvuru üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesi uyarınca "Yasaklanmış Haklarının Geri Verilmesine" karar verildiği görülmüştür. Memnu hakların iadesi kararı, kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak, ilgiliye kullanılması men edilen hakları kullanma yetkisi vermekte, ancak Yönetmeliğin dava konusu 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde aranan koşullardan biri olan "dolandırıcılık suçundan dolayı mahkum olmama" durumunu ortadan kaldırmamaktadır. Anılan maddede, sayılan suçlardan dolayı hüküm giymiş bulunanlara affa uğramış olsalar bile bağımsız denetçi olarak yetkilendirilemeyeceği hükme bağlanmış olup; uyuşmazlıkta, memnu hakların iadesi kararının, söz konusu suçtan dolayı mahkumiyet kararı bulunan davacı yönünden, Yönetmelikte aranan koşulları sağlama bakımından bir hak doğurmayacağı açıktır. Bu itibarla, temyize konu Daire kararının, davacının, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi isteminin reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 28/12/2023 tarih ve E:2017/642, K:2023/6452 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 5.Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, davalı idarenin temyiz dilekçesinde anılan kısma yönelik ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.