4. Hukuk Dairesi 2010/6888 E. , 2011/7856 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/01/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar, duruşmas…
**4. Hukuk Dairesi 2010/6888 E. , 2011/7856 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/01/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar, duruşmasız olarak da davalılardan ... ile ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/07/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraf davalılardan ... vekili Avukat.... ve .... vekili Avukat ... Yazı geldiler, diğer davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan destekten yoksun kalma zararı ile manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatı istemi tümden reddedilmiş; manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden; sosyal güvenlik kurumuna bağlı olan desteğin ölümü nedeniyle davacılara ölüm sigortası kolundan aylık bağlandığı; bağlanan bu aylıklar, rücu edilebilir nitelikte olmadığından peşin sermaye değerleri bulunmadığının bildirildiği; yerel mahkemece yeniden istenmesi üzerine peşin sermaye değerlerinin hesaplandığı; yerel mahkemece de bağlanan aylıkların peşin sermaye değerleri ile destekten yoksun kalma zararlarının karşılandığı gerekçesiyle, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Sigortalı işçi olduğu anlaşılan davacıların desteğinin ölümünün ... kazası sonucu olmadığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunca davacılara ölüm sigortası kolundan aylık bağlandığı dosyadaki belgelerden anlaşıldığına göre Dairemizin yerleşik uygulamaları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.11.1979 gün ve 1977/4-1110 Esas, 1979/1395 Karar sayılı kararında benimsendiği gibi, ... kazasına bağlı olmayan haksız eylem nedeniyle ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylıkların peşin sermaye değeri, destekten yoksun kalma zararlarından indirilemez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteklerinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın gelişim biçimi, olay günü, ölenin davacılara olan yakınlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları azdır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalıların tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine , davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.