Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanması
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ...inde kayıtlı davalı şirket bünyesinde yaklaşık 15 yıl çalıştığını, aynı zamanda hal-i hazırda davalı şirketin de %19 payına sahip olduğunu, davalı şirkette satış müdürlüğü ve satış sonrası servis müdürlüğü görevini yerine getirmekte iken davalı şirket tarafından 11/08/2017 tarihinde iş akdinin hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı bir şekilde feshedildiğini, müvekkilinin iş akdinin feshedildiğinden ... Noterliğinin 08/08/2017 tarihli, ... numaralı ihtarnamesinin tarafına tebliğ edilmesi ile haberdar olduğunu, Mahkememiz tarafından sarih bir şekilde görüleceği üzere, müvekkilinin aynı zamanda %19 paya sahip olduğu davalı şirkette yüksek ve verimli iş performansı ile çalıştığını ve davalı şirketin birçok bölümünde oldukça başarılı çalışmalar yaparak davalı şirkete faydalı ve yararlı olduğunu, müvekkilinin haksız olarak işinden çıkarıldığını, davalı şirketin bir aile şirketine dönüştürülmeye çalışıldığını, şirketin ticari ilişkilerinin kötüye gittiğini, hakim paydaşlarının şahsi menfaatlerini davalı şirketin menfaatlerinden üstün tuttuklarını, davalı şirket tarafından kar payı dağıtılmadığını, davalı şirketin müşterek gayesinin imkansız hale geldiğini, pay sahipleri arasında eşit işlem ilkesinin ihlal edildiğini beyanla TTK'nın 531. maddesi kapsamında davalı şirketin haklı nedenle feshine, şirketin haklı nedenle feshine ilişkin talebin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri hesaplanarak ve ödenerek şirketten çıkarılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin Türkiye'nin en eski mümessillik firmalarından birisi ve 1896 yılında ... markasının temsilciliği olarak kurulan şirketin devamı olduğunu, toplamda 750.000 TL'ye tekabül eden 100 adet payının bulunduğunu, davacı ile eşinin toplam 150.000 TL sermayeye tekabül eden 20 adet paya sahip olduklarını, müvekkilinin çoğunluk pay sahiplerinin ... ve eşi ... olduğunu, iş bu davanın, davacının paylarını davalı şirketin çoğunluk pay sahiplerine satması amacına hizmet etmek için açıldığını, davacının hukuki olmayan gerekçelerle, şahsi çıkarları için şirketin varlığını tehdit eden bir dava açmak yolunu seçtiğini, dava dilekçesinde maddi vakıaların, hatalı, anlaşılmaz ve dayanaksız bir şekilde sunulduğunu, hukuk kurallarının hatalı ve yanıltıcı bir şekilde kullanıldığını, dava dilekçesinin yasal şartlara uygun olmadığını, dava dilekçesi boyunca davacının, müvekkilinin tüm faaliyetlerini tek başına yürüttüğünü, şirketin sektörde tanınan yüzü olduğu iddialarının ileri sürüldüğünü, davacının şirketin büyümesinin kendi çalışmalarına ve varlığına bağlıymışçasına yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, davacının 100 yılı aşkın bir tarihçesi olan müvekkili şirkette yönetici sıfatıyla çalıştığı dönemde elbette katkıda bulunduğunu, davacının emeklerinin karşılıksız kaldığı ve boşa harcandığı yönündeki beyanlarınun da somut gerçeklere aykırı olduğunu, davacıya iş akdi süresince ödenen ücretlere ek olarak, şirketteki müdürlük görevi ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrılırken 10/08/2017 tarihinde toplam 423.149,76 TL ödeme yapıldığını, şirketten ayrılırken bu meblağda toplu ödeme alan davacının, dava dilekçesinde maddi çöküntüden, bundan sonraki hayatlarını ne şekilde devam ettirecekleri endişesinden söz etmesinin yanıltıcı ve hukuki olmayan bir sonuç doğurduğunu, davacının iş ilişkisinin sona erdirilmesinde hukuka aykırılık olmadığını, anonim şirketin haklı sebeple feshi için aranan yasal şartların mevcut olmadığını, davacının kişisel menfaatlerinin TTK'nın 531. maddesi kapsamında bir haklı sebep olamayacağını, davacının kendisinin işten çıkarılması ve başkasının bu görevi sürdürmesi dışında bir husustan şikayetçi olmadığını, anonim ortaklıkların çoğunluk ilkesine göre yönetildiklerini, müvekkilinin genel kurullarını düzenli olarak yapan, çalışanlarına maaşlarını ödeyen, müşteri portföyü ile sağlıklı iş ilişkileri olan, iktisadi iyi durumda bir şirket olduğunu, davacının herhangi bir pay sahipliği hakkının ihlal edilmediğini, genel kurullara katılmasının veya şirkete soru sormasının, bilgi almasının engellenmediğini, davacının 2016 mali yılına ait paysahipliği haklarını kullanmasının sebebinin bizzat kendisi olduğunu, davacının genel kurul çağrısında açıkça belirtildiği halde şirket merkezinde inceleme yapmadığını ve genel kuruldan önce şirketten suret istemediğini, daha önce katıldığı 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait genel kurulların tümünde, şirkete ait finansal tabloların ve yıllık faaliyet raporlarının tasdiki kararlarında olumlu oy kullandığını, müvekkilinin 2016 yılı karını dağıtmama kararının davacının pay sahipliği haklarını ihlal etmediğini, davacının 2016 yılı genel kuruluna kadar kar dağıtım kararlarının hiçbirisine muhalefet etmediğini, aksine olumlu oy kullandığını, en son yapılan 2016 genel kuruluna kendi tercihi ile katılmadığını, şirketin sadece bir yıl kar dağıtmamasının TTK'nın 531. maddesi bakımından haklı sebep teşkil etmediğini beyanla maddi vakıalar ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.