11. Ceza Dairesi 2025/5582 E. , 2026/174 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2209 E., 2021/1191 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durum…
11. Ceza Dairesi 2025/5582 E. , 2026/174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2209 E., 2021/1191 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/432 Esas, 2018/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 223/3. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/759 Esas, 2019/447 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nin 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair karar verilmiştir. 3. Bahsedilen kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2020/5538 Esas, 2020/8109 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozma kararı verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile, uzlaştırma işlemlerinin olumsuz sonuçlanması üzerine, sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; ilk derece mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın kaldırılarak müvekkilinin mahkumiyetine karar verilmesi ve alt sınırdan uzaklaşılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın, mağdurun kendisine tamir için bıraktığı ... plaka sayılı ... marka araca ilişkin plakaları söküp, üzerinde haciz nedeniyle yakalama bulunan 2013 model beyaz renkli ... marka ... plakalı aracına takıp, trafiğe çıkmak suretiyle ziliyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunarak üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia olunan olayda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38... sayılı Türk Ceza Kanun'unun 2. maddelerinde ''Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.'' şeklinde ifade edildiği üzere kanunsuz suç ve ceza olamayacağı ve sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu değil, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'unun (2918 sayılı Kanun) 23. maddesinin son fıkrasındaki “başka bir araca tescilli veya sahte plakayı takan veya kullananlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesine göre cezalandırılır” düzenleme uyarınca resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak, bahsedilen düzenlemenin 01.02.2018 tarihinde kabul edilen 7070 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile getirildiği ve suç tarihinde yürürlükte olmadığı, dolayısıyla sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kanun'un 21. ve 23. maddelerine uygun bulunduğu ve 10.06.2016 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağı ile bahsedilen eylem nedeniyle sanığa 2918 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulandığı anlaşılmakla, sanığın yasal unsurları itibarıyla oluşmayan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.