T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1069 - 2025/1228 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1069 KARAR NO : 2025/1228 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 2025/124 Esas - 2025/517 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20/10/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1069 - 2025/1228 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1069 KARAR NO : 2025/1228 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 2025/124 Esas - 2025/517 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.01.2020 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracı ile geri manevra yaptığı sırada yaya davacıya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen zararın tazmini için sürücü ...'ın idaresindeki aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı şirkete başvurulduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından ceza dosyası kapsamında uzlaşma olması nedeniyle ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, Savcılık aşamasındaki uzlaştırma sürecinde mağdurun zarar miktarını tam olarak bilmesi veya tespit edebilmesinin mümkün olmadığını belirterek, HMK m.107/2 gereğince artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacının kaza sonucu sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacına maruz kalması sebebiyle şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, Dairemiz kaldırma kararından sonra sunulan ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 155.165,60-TL, geçici işgöremezlik tazminatı talebini 18.935,82-TL, geçici bakıcı gideri tazminatı talebini 2.943,00-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında uzlaşma sağlanıldığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan ilk yargılamada; Ankara CBS'nin 2020/70798 Soruşturma sayılı dosyasında müşteki olan davacının, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsü olan ...'dan herhangi bir şikayetinin bulunmaması karşısında 21/07/2020 onay tarihli uzlaştırma raporunda ...'ın 20.000,00 TL ödemesi karşılığında uzlaşmak istediklerini ve yine maddi-manevi bütün haklarından vazgeçtiklerini beyan ederek tarafların uzlaştıkları ve davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Ankara BAM 35. Hukuk Dairesinin 2023/1172 E. - 2025/24 K. sayılı dosyasında verilen 15/01/2025 tarihli ilam ile kararın; “Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 gün, 2023/43 E. - 2023/141 K. sayılı olup, 18 Ekim 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile CMK'nın 253/19. maddesinin; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171’inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171’inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmündeki; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiş ve kararda yürürlük süresi belirtilmediğinden, geçerli bir uzlaşma olduğu kabul edilmesi durumunda da Anayasa Mahkemesinin iptal kararının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken uzlaşma sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 155.165,60TL sürekli iş göremezlik, 18.935,82TL geçici iş göremezlik, 2.943,00TL geçici bakıcı gideri tazminatının 15.03.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; AYM kararının yayım tarihinden önce uzlaşma ile sonuçlanmış ceza dosyalarında eski uygulamaya devam edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü hakkında uzlaşma kurumundan yararlanıp uzlaşmayı kabul eden davacının, işbu tazminat davasından feragat etmiş sayılacağını, bu husus, dava şartı niteliği taşıdığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun yerinde olmadığını, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilmesi gerektiğini,geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacının kaza tarihinde 71 yaşında olması nedeniyle aktif çalışma hayatı ispatlanamayan ve emekli olan davacı yanın geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağını, aktif bir işte çalışmayan kişinin geçici iş göremezlik süresi içerisinde yoksun kaldıkları kazançlarının dolayısıyla geçici iş göremezlik zararlarının bulunmadığı kabul edildiğinden aynı doğrultudaki Yargıtay içtihatları uyarınca, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat taleplerinin yeni genel şartlar dönemi kriterleri esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik hesabının da hatalı olarak fahiş ve gerçeği yansıtmayan gelir üzerinden yapıldığını, mahkemece hükmedilen bakıcı giderinin de hatalı olduğunu, davacının geçici iş görmez kabul edildiği dönem için bakıcı ihtiyacı bulunduğunun da ispatlanmadığını, davacı tarafın geçici iş görmezlik döneminde bakıcı tuttuğunu ispat edemediğini, davacının, bu yönde bir talebi olmadığı halde "matbu" hale gelmiş hesaplarla sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusuru bulunmadığını, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden yapıldığından davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, ancak hesap tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı zararından 20.000,00-TL uzlaşma tutarının tenzil edilmemesinin de hatalı olduğunu, hesaplanan tazminat miktarını kabul etmediklerini, hesap raporunda geçmiş dönem/aktif dönem/pasif dönem hesaplarının hatalı olduğunu, dosyada davacının gelirini belgeleyen herhangi bir resmi belge bulunmadığını, davacının gelir elde edeceği tarihten sonrası için hesaplama yapılması, aktif dönem için yürürlükteki asgari geçim indirimi dahil net asgari ücret üzerinden, pasif dönem için yürürlükteki asgari geçim indirimi hariç net asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, ancak hükme esas alınan rapora bakıldığında, özellikle aktif-pasif döneme ilişkin hesaplamanın hatalı yapıldığını, hangi tutarın esas alındığının tespit edilemediğini, davacının aktif döneminin hesaplanmaması gerektiğini, özellikle pasif dönem hesabının fahiş bir şekilde daha fazla olduğunu, hesap raporunda %1,8 uygulanması gerektiğini, mahkemece hükmedilen tazminata avans faizi hükmedilmesinin yerinde olmadığını, tazminata faiz işletilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 30.01.2020 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile 358. Sokak üzerinde aracını park etmek üzere geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımları ile yakın gerisinde yaya kaldırımından inerek yolun karşısına geçmek üzere yürüyen yaya ... ve yaya ...'e çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişiden alınan 20/01/2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'ın %100 yüz oranında kusurlu olduğu, yayaların kusursuz olduklarının belirlendiği, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 05/04/2022 tarihli raporda, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... ve yaya ...'in kusursuz olduğunun belirlendiği, davacının ve dava dışı ...'in, sürücü ... ile ceza soruşturmasında, 10.000,00'er TL mukabilinde uzlaştığı, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği, mahkemece A.Ü. Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan 11/10/2022 tarihli raporda, davacının 30.01.2020 tarihli yaralanması neticesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %10 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %11 oranında kaybettiği, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 11/02/2023 tarihli raporda, davacı lehine, 18.935,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 71.595,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 93.474,23 TL maddi tazminat hesaplandığı, Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada alınan 31.05.2025 tarihli ek raporda, davacı lehine, 18.935,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 155.165,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 177.044,42 TL maddi tazminat hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılmasına ilişkin itirazların, davacının yaya olması, davacının yaralanmasının niteliği, somut bir kusur atfedilmediği gibi dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, Ankara CBS'nin 2020/70798 Soruşturma sayılı dosyasında müşteki olan davacının, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsü olan ...'dan herhangi bir şikayetinin bulunmaması karşısında 21/07/2020 onay tarihli uzlaştırma raporunda ...'ın davacıya 10.000,00 TL (dava dışı ... için de ayrıca 10.000,00 TL) ödemesi karşılığında uzlaşmak istediklerini beyan ederek tarafların uzlaştıkları anlaşılmakla mahkemece aktüer bilirkişiden alınan raporda uzlaşma sürecinde davacıya ödenen edimin (10.000,00 TL) hangi zarar kalemine ilişkin olduğu da belirlenerek o zarar kalemine ilişkin hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilmesiyle tazminat miktarının belirlenmesi (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarih ve 2023/9144 Esas, 2025/8699 Karar sayılı ilamı) gerekirken yazılı şekilde bu husus değerlendirilmeden düzenlenen raporun hükme esas alınmasıyla eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek işin esasına girilmesi, belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve istinaf eden davalı lehine oluşan usuli müktesep hakların korunmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09/07/2025 tarihli, 2025/124 Esas - 2025/517 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2025/49691 Esas sayılı dosyasına depo edilen 645.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.