T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KÂTİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : 29/03/2024 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ DAVACI : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025 Davacı tarafından, davalılar aleyhine açıla…
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KÂTİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : 29/03/2024 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ DAVACI : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025 Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2021 tarihinde, ... plakalı araç maliki...'in sevk ve idaresinde bulunan aracın kontrolsüzce, müvekkilinin velisi ... sevk ve idaresinde bulunan 10 AFS 265 plakalı aracın önüne çıkması ile trafik kazası meydana geldiğini ve bu kazada müvekkilinin aracı ile velisi ...' ın zarar gördüğünü, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyasında hazırlanan 18.01.2022 tarihli bilirkişi raporuyla davalı...l'in asli kusurlu, müvekkilinin velisinin kusursuz olduğunun görüldüğünü, kazada asli kusurlu olan ... plakalı aracın ...'dan trafik sigortalı (ZMSS) ve yine aynı sigorta şirketinden K-255860339-0-0 no.lu poliçe ile kaskolu olduğunu, ZMSS kapsamında yapılacak ödeme limitleri dolduğu için 07.12.2021 tarihinde kasko poliçesinde bulunan ihtiyari mali sorumluluk klozu kapsamında değer kaybı ödemesi yapılmasının istendiğini ancak aylarca süren başvuruların trafik poliçesi ile kaskonun ısrarla karıştırılıyor olması nedeniyle sonuçsuz kaldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının yetkili serviste tamir edildiğini ve 07.12.2021 tarihli faturada görüldüğü şekilde 69.759,76 TL'lik hasar ödemesi yapıldığını, hasara uğrayan aracın marka olarak piyasada bilenen en iyi araçlardan olması, yeni kullanıma başlanmış ve km’sinin 3537 olması değer kaybı açısından müvekkilini daha da fazla zarara uğrattığını, sigorta şirketinin tehlike sorumluluğu ilkesi uyarınca -poliçe limitleri dâhilinde-, araç sürücüsü...ise haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde talep edilen tazminat kaleminden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla, araçta oluşan değer kaybının tespiti ile, değer kaybının davalı ...yönünden 12.08.2021 tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16/12/2023 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL değer kaybı taleplerini 72.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket adresi dikkate alındığında, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, diğer yandan konu dosyadaki talep kasko poliçesine ilişkin olduğundan görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu ve bu nedenlerle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı yan tarafından, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın 12/08/2021 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde, davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasarın 29/12/2021 tarihindeki ihbarı sonrası ... No'lu ve 27/10/2022 tarihindeki ihbar sonrası 16021723 ve hasar dosyaları açıldığını, müvekkili şirket tarafından davacının kasko sigortacısına yapılan ödemelerin, 16059708 sayılı dosyadan 27.01.2022 tarihinde 221.25 TL ve 24/02/2022 tarihinde 42.778,75 TL rücuen tazminat ödemesinin davacının kasko sigortacısı... A.Ş.’ye ödendiğini, yapılan bu ödeme ile hasar tarihindeki ZMMS limitinin tamamı olan 43.000,00TL tükendiğini, 16021723 sayılı dosyadan 01/06/2022 tarihinde 9.541,07TL rücuen tazminat ödemesinin de ... A.Ş.'ye yapıldığını ve yapılan bu ödemelerle müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte gerçek zararın doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için dosyanın, Teknik Üniversite veya Trafik İhtisas Dairesi’ ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacının değer kaybı taleplerini kabul etmediklerini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedelinin son derece fahiş olduğunu ve piyasa şartları ile de örtüşmediğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdü de söz konusu olmadığını ve bu nedenle faiz talebinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu hasarlanma olayında sorumluluğu bulunmadığını beyanla, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...'in davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, 72.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı İbrahim Ağmil yönünden kaza tarihi olan 12/08/2021 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden (kasko sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 27/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; vekil edeninin aracının kaza anında yeni ve sadece 3537 km'de olduğunu, kaza nedeniyle motor kaputu, ön sağ çamurluk, emniyet kemerleri ve hava yastıkları gibi birçok önemli parçasının değiştiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının 72.000,00 TL olarak hakkaniyete aykırı şekilde düşük hesaplandığını, zira aynı raporda hasar miktarının aracın rayiç değerine oranla oldukça fazla olduğunun ve aracın satışında zorluk yaşanacağının belirtilmesine rağmen bu tespitlerle çelişen bir sonuca varıldığını, bu rapora karşı sundukları itiraz dilekçesine rağmen ilk derece mahkemesinin ek rapor aldırmaksızın karar verdiğini, ayrıca davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihinin 27.03.2022 olarak hatalı tespit edildiğini, sigorta şirketine 07.12.2021 tarihinde başvuru yapıldığından faiz başlangıcının bu tarihe göre düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davalı sigorta vekilinin yetki ve görev itirazları, kazanın mahkemenin yargı çevresinde meydana gelmiş olması sebebiyle HMK'nın 16. ve KTK'nın 110. maddeleri uyarınca, davanın ticari niteliği gereği de TTK'nın 4. maddesi uyarınca reddedilmiş olup, bu hususta usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Uyuşmazlık, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporuyla belirlenen 72.000,00 TL değer kaybı ve davalı sigorta şirketi yönünden belirlenen temerrüt tarihi noktalarında toplanmaktadır. Değer kaybı, bir aracın trafik kazası sonrası onarım görmesi neticesinde, onarım ne kadar iyi yapılmış olursa olsun ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eden gerçek bir malvarlığı zararıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu zararın miktarı, aracın hasarsız kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). İlk derece mahkemesi, hükmünü makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 30.10.2023 tarihli rapora dayandırmıştır. Bilirkişi raporunda hesaplama yapılarak, rapor tarihi itibarı ile kazadan önceki ve kazadan sonraki rayiç bedel farkının 200.000,00 TL olduğu, aracın kaza tarihindeki piyasa değeri için günümüzdeki kasko değeri ile piyasa değeri arasındaki oranı kaza tarihindeki kasko değerine uygulayarak piyasa değeri ile güncel değer kaybı arasındaki oranı kaza tarihi piyasa değerine uyarladıktan sonra kaza tarihindeki yaklaşık değer kaybını 72.000,00 TL olarak belirlemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ile davalıya ait kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak aracın kasko değeri ve yapılan piyasa araştırması ile aracın kaza tarihindeki hasarsız iki el değeri ile kaza tarihindeki hasarlı ikinci el değeri tespit edilerek değer kaybı belirlemesi yapıldığı anlaşılmakla uygun bulunan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin değer kaybına ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.(Yargıtay 17.Hukuk 28/05/2019 tarih 2016/17651 E 2019/6930 K) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1.maddesinde "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf vekilinin, davalı...A.Ş.'ye 07.12.2021 tarihinde başvuru yaptığı, davalı şirket vekilinin de ilki 09/12/2021 tarih olmak üzere müteaddit cevap ve yazışma yaptığı, hem ZMMS, hem de ihtiyari mali mesuliyet içeren kasko sigorta şirketinin davalı olması, yapılan ödemeler ve ZMMS sigorta limitinin tükenip tükenmediği, aşan kısmın İMMS kapsamında ödeneceğinin aşikar olması karşısında, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davacının 18.03.2022 tarihinde başvurduğundan bahsedilmiş ve hüküm fıkrasında temerrüt tarihi 27.03.2022 olarak kabul edilmesi usul ve yasal düzenlemeye uygun değildir. Davacı vekilinin istinaf talebinin temerrüt tarihi yönünden kabulü ile, kararın temerrüt tarihi yönünden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece temerrüt tarihi yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2024 tarih ve...sayılı kararı hakkındaki davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a)Davanın kabulüne, 72.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı ...yönünden kaza tarihi olan 12/08/2021 tarihinden itibaren, davalı...A.Ş. yönünden (kasko sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 18/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)Alınması gerekli 4.918,32 TL nispi karar ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan 1.293,21 TL ' nin mahsubu ile eksik kalan 3.625,11 TL nispi karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, c)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 1.293,21 TL peşin ve ıslah harcı toplamının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından karşılanan 2.000,00 TL bilirkişi reddiyatı ile posta müzekkere ve tebligat masrafından ibaret 1.287,75 TL toplamı olan 3.287,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, e)Dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasında hükmolunan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, f)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yerel mahkeme karar tarihindeki A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL ' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, g)Artan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakip yatıran tarafa iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine, 4-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 26/06/2025 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...