Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/847 E. , 2024/5530 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/847 Karar No : 2024/5530 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2020 tarihli, E:2019/13882, K:2020/4278 sayılı bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması ist
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/847 E. , 2024/5530 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/847 Karar No : 2024/5530 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2020 tarihli, E:2019/13882, K:2020/4278 sayılı bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Uluborlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda...tarih ve ... sayılı Uluborlu Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarihli, E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planları ile taşınmaza yüksekliğinin 4 kat yapılaşma koşulu esas alınarak ticaret alanı kullanım kararı getirildiği, getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plana uygun ve tutarlı bulunduğu, imar haklarının dengeli ve adil paylaşımı ilkesine göre şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve tekniklerine, kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; bozma kararına uyularak dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planlarının üst ölçekli planlara, şehircilik ve planlama ilkeleri ile mevzuata uygun olduğu, ayrıca 6306 sayılı Kanun uyarınca gerçekleşen riskli alan uygulamalarının dava konusu imar planlarından sonra yapıldığı, gelinen aşamada uyuşmazlığın esasını etkilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu mahkeme kararının vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Isparta ili, Uluborlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planlarının... tarihli, ... sayılı Uluborlu Belediye Meclisi kararı ile onaylandığı, 08.08.2016-08.09.2016 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiği, ...tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı ile itirazın reddine karar verilmesi üzerine davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır." kuralı; "İmar planı ilkeleri" başlıklı 21. maddesinde, "(1) İmar planları, varsa kadastral durum işlenmiş, en son onaylı halihazır haritalar üzerine çizilir. Kıyı alanlarında yapılan imar planlarında onaylı kıyı kenar çizgisinin paftalarda gösterilmesi zorunludur. (2) Nazım ve uygulama imar planları gerekli görülmesi halinde eş zamanlı olarak hazırlanabilir. Nazım imar planı kesinleşmeden uygulama imar planı onaylanamaz. Ancak, onay yetkisinin aynı idarede bulunması halinde nazım ve uygulama imar planları eş zamanlı olarak onaylanabilir. (3) İmar planları, planlama alanına ilişkin inceleme, araştırma, etüt ve eşik analizi çalışmalarının değerlendirilmesinden elde edilen senteze dayalı olarak hazırlanır....(14) İmar planlarında, sosyal altyapıya yönelik standartlarının sağlanabilmesi açısından imar adalarının çok küçük ve parçalı oluşturulmayacak şekilde imar yollarının düzenlenmesi esastır." kuralı mevcuttur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu plan değişiklikleri ile anılan taşınmazın ticaret alanı olarak belirlendiği, taşınmazın bulunduğu imar adasının küçük imar adaları oluşacak şekilde bölündüğü ve adanın önemli bir kısmının imar yolunda kaldığı, taşınmazın değişiklikten önce 2 yola cepheli iken tek yola cepheli hale geldiği, dava konusu planlar ile öngörülen yolların hukuka aykırı olduğu temel iddiası ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Aynı imar planlarının iptali istemiyle dava konusu taşınmaza komşu adalarda bulunan taşınmaz malikleri tarafından açılan davalarda, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 14. fıkrası uyarınca, sosyal altyapıya yönelik standartların sağlanabilmesi için imar planlarında imar adaları, çok küçük ve parçalı olamayacağından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmiş, anılan kararlar Dairemizin 18/04/2022 tarihli E:2020/10706, K:2022/4812, E:2021/13, K:2022/4816, E:2020/10692, K:2022/4815, E:2020/10687, K:2022/4814, E:2020/10250, K:2022/4813 sayılı kararlarıyla onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda anılan iptal kararları üzerine bölgeye getirilen yollara yönelik yeniden düzenleme yapılacağından davacının taşınmazının bulunduğu alandan da geçen yollara ilişkin olarak dava konusu planda şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan davacının istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf istemine konu kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.