DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2115 E. , 2024/1198 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2115 Karar No : 2024/1198 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 29/12/2018 tarih ve …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2115 E. , 2024/1198 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2115 Karar No : 2024/1198 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3 ve 7. maddeleri ile değişik Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (t) bentleri ile 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararıyla; 7143 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değiştirilen 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 1/3-n maddesindeki "yardımcı kontrol elemanı" tanımının Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ciddi görülmemiş, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin ilk iki fıkrası ile 3. fıkrasının (n) bendindeki "yardımcı kontrol elemanı" tanımı, 12. maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 5 ve 8. fıkraları, 38. maddesinin 2. fıkrası ve 44. maddesinin I. fıkrasının (e) bendine yer verilerek, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi ile 9. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan incelemede; Dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da "şantiye şefi" tanımının yapılmadığı, ancak anılan Kanun'un 12. maddesi ile bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verildiği, 3194 sayılı Kanun'un 44. maddesinin I. fıkrasının (e) bendine göre ise "Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik"in çıkartıldığı, bu Yönetmelik'te de mülga "Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik" ile benzer düzenlemelere yer verildiği, Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, şantiye şefinin, "konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel" olarak tanımlandığı, 6. maddesinin 2. fıkrasında, "Şantiye Şefinin: a) Mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi veya elektrik mühendisi, b)Yükseköğretim kurumunca elektrik mühendisliğine eşdeğerliği bulunduğu kabul edilen elektrik-elektronik mühendisi c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen mesleklere ilişkin inşaat, makine, elektrik, yapı denetim teknikeri veya bunlara ilişkin teknik öğretmen olması şarttır." düzenlemelerinin yer aldığı, böylece Yönetmelik'te yapılar sınıflandırılarak büyüklüklerine göre teknik öğretmen veya teknikerlerin de şantiye şefi olarak görev yapabileceklerinin öngörüldüğü, 3194 sayılı Kanun'da şantiye şefinin mutlaka "mimar" veya "mühendis" olması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi 3194 sayılı Kanun'un 38. maddesinde sayılan Mühendisler, Mimarlar ve Şehir Plancıları Dışında Kalan Fen Adamlarının Yetki, Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelik ve Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik'te belirlenen görev ve yetkiler ile sınırlı olmak üzere sorumluluk alabilecekleri anlaşıldığından, inşaatlarda yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel niteliğinde şantiye şefi bulundurulmasında, dava konusu Yönetmelik'te şantiye şefinin teknik öğretmen veya teknikler diplomasına sahip teknik personeli kapsayacak şekilde tanımlanmasında ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 2. fıkrasındaki "Yapım işleri yürütülen şantiyede, mühendis veya mimar diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir." hükmünün kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1.fıkrasının (t) bendi yönünden yapılan incelemeye gelince; Dava konusu yardımcı kontrol elemanı tanımı, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ş) bendinde, "Denetçi mimar ve mühendislerin sevk ve idaresi altında ve kontrol elemanlarıyla birlikte yapı denetimi faaliyetlerine katılan teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenleri ifade eder." şeklinde yapılmış iken; 28/0172016 tarih ve 29607 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik sonucunda Yönetmelik'in 3. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendinde, "Denetçi mimar ve mühendislerin sevk ve idaresi altında ve kontrol elemanlarıyla birlikte veya bu Yönetmelikte sınırları belirlenen yapı grubu ve inşaat alanına kadar olan yapılarda kontrol elemanı yerine yapı denetimi faaliyetlerin katılabilen teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenleri ifade eder." şeklinde düzenlendiği, bu düzenlemeye karşı açılan davada, Dairelerince düzenlemenin iptali yolunda verilen 04/02/2020 tarih ve E:2016/3182, K:2020/825 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/01/2021 tarih ve E:2020/1841, K:2021/35 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, Öte yandan, 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 18. maddesiyle 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasına "Yardımcı kontrol elemanı: Denetçi mimar ve mühendislerin sevk ve idaresi altında görev yapacak olan mimar ve mühendisler ile Bakanlıkça sınırları belirlenen yapı grubu ve inşaat alanına kadar olan yapılarda mimar ve mühendisler yerine yapı denetimi faaliyetlerine katılabilen teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenleri, ifade eder." düzenlemesini içeren (n) bendinin eklendiği, Bu itibarla, dava konusu düzenleyici işlemin, gerek yukarıda belirtilen iptal yolundaki yargı kararının uygulanması amacıyla gerekse dayanağı olan Yapı Denetim Kanunu'nun 1. maddesinin 3. fıkrasının (n) bendine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, anılan Yönetmelik hükmü yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar tekrar edildikten sonra, Dairece hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi görülmediği, hakimlik mesleği ile çözümü olanaklı olmayan uyuşmazlıkta bilimsel ve teknik yönlerden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayandığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık ve bu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4.Kesin olarak, 27/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.