8. Hukuk Dairesi 2015/21808 E. , 2018/13496 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili; haczedilen malların borçlu şirkete ait olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve ta…
**8. Hukuk Dairesi 2015/21808 E. , 2018/13496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili; haczedilen malların borçlu şirkete ait olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi, haczedilen malların kendisine ait olduğunu, eşinin ... ünvanında şirketleri olduğuna dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ... olarak haciz adresinde faaliyet gösterdiklerini açıklayarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, haciz adresinin farklı olduğu, borçlu şirket yetkilisinin hacizde hazır olmadığı, haczin 3. kişinin marangoz dükkanında yapıldığı, borçlu şirket yetkilisi ...' in 3. kişi ...' in birinci derece akrabası olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Haczin 3. kişinin iş yeri adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, borçluya ödeme emrinin tebliğ adresinde haciz yapılmadığına göre mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı alacaklı vekili, delil olarak icra dosyası, kolluk araştırması, nüfus kaydı ve ticaret sicil kayıtlarına dayanmıştır. İcra dosyasında yer alan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağına göre, davaya konu haciz sırasında beyanına başvurulan 3.kişinin eşi hacze konu malların davalı 3. kişiye ait olduğunu, 3. kişinin haciz mahallinde hazır olmadığını, ... ‘de bulunan ... ünvanlı şirketleri bulunduğunu beyan etmiş olup, borçlu şirketin ünvanı da ...San. ve Ticaret Ltd. Şti dir. Bundan ayrı, dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu şirket 21.1.2009 tarihinde kurulmuş olup, 16.5.2013 tarihi itibari ile tek ortağı ...’dir. Nüfus kayıtlarına göre, borçlu şirket ortağı ..., davalı 3. kişinin yeğenidir. Öte yandan, borçlu şirket ile davalı 3. kişiye ait şahıs firmasının davalı 3. kişi tarafından idare edildiği; borçlu şirket ortağı ...’nin şirket sahibi olarak görünmesine karşın, şirketin idaresinin davalı 3.kişi de olduğu, yine borçlu şirket ortağı ...’nin üniversite öğrencisi olduğu ve aylık gelirinin 1.000 TL olduğu, bunun da babası tarafından verildiği kolluk araştırmalarında tespit edilmiştir. Bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.