T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1263 KARAR NO: 2026/108 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/12/2022 NUMARASI:2017/887 Esas - 2022/975 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/09/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1116 ESAS,2018/1082 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1263 KARAR NO: 2026/108 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/12/2022 NUMARASI:2017/887 Esas - 2022/975 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/09/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1116 ESAS,2018/1082 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22/12/2018 KARAR TARİHİ: 22/12/2022 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'nin ... poliçesi ile sigortaladığı, davalı ...'a ait olup, davalı ...'unsevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 18.08.2016 tarihinde aşırı süratli bir şekilde yaya müvekkiline çarptığını, bu çarpma neticesinde müvekkilinin ağır bir biçimde yaralandığını, birçok tıbbi operasyon geçirdiğini, bahse konu olay nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/110762 soruşturma numaralı dosyası ile ceza soruşturması yürütüldüğünü, davalı ...'un dava konusu olayda tam kusurlu olduğunun, olay yeri inceleme tutanağından, davalı beyanından ve olayda zarar gören diğer kişlerin anlatımlarından da açıkça anlaşılacağını belirterek; sürekli iş göremezlik için 1.000 TL, geçici iş göremezlik için 1.000 TL ve tedavi gideri için 1.000 TL olmak üzere toplam 3.000 TL maddi tazminatın ve 50.000 TL manevi tazminatın (poliçede teminat varsa) olay tarihi olan 18.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, ... tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun vei mahkemeyi yanıltma amacında olduğunu, davacının işsiz bir kişi olduğunu, çalışmayan bir kişinin iş gücü kaybından veya meslekte kazanma gücü kaybından doğan alacağının söz konusu olmayacağını, müvekkili ...'in kaza oluşumunda kusurunun tali oranda olduğunu, trafik kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu, tanık beyanları ve keşif sayesinde yeniden kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının değnekçilik yaparken hem yayaların hem de araç yolcularının hayatını tehlikeye attığını, davacının tanı ve tedavisinde kusurlu hareket edip tıbbi şifa süresinin uzamasına sebep olduğunu, davacının eskiye dayalı ve doğuştan arıza ve kusurlarının araştırılması gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili ...'i darp ettiğini, müvekkilinin üniversite öğrencisi olup maddi ve manevi tazminatı karşılayacak bir gelire sahip olmadığını, müvekkili ...'un, kazadan araç maliki olarak sorumlu tutulduğu için manevi tazminattan yükümlü tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Asıl Davada; davacının maddi tazminat isteminin reddine; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL miktarındaki manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 18/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine; Birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 02/10/2018 tarihli raporda, davacı müvekkilinin meslekte kazanma gücünde %9 oranında kayba uğradığının rapor edildiğini, itiraza konu 13/10/2022 tarihli raporda müvekkilinin meslekte kazanma gücünde, davaya konu olayda herhangi bir kayba uğramadığının yazılı olduğunu, hangi yönetmelik esas alınırsa alınsın, maluliyet oranında %9 oranındaki farkın anlaşılabilir olmadığını, maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, yine mahkemenin hükme esas aldığı raporun yanlış maluliyet yönetmeliğine göre düzenlendiğini, kaza sonrası meydana gelen kırılmalar nedeniyle bacağından bir dizi tıbbi operasyon geçiren ve bacağına platin takılan müvekkilinin, hiç bacağının kırılmamış, hiç bir operasyon geçirmemiş herhangi biri gibi meslekte kazanma gücünde hiç bir kayba uğramadığının ve tamamen iyileştiğinin rapor edilmesinin garabet olduğunu, üniversitelerin ortopedi ana bilim dallarından, iki rapor arasında çelişkiyi giderecek rapor alınması gerektiğini, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işinin ehli hesap bilirkişiden rapor alınarak maddi tazminat yönünden taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminatının ödendiğini, müterafik kusur sebebiyle davacının manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu, müvekkilinin ceza dosyası sebebiyle hüküm giydiğini, cezanın infaz edilmiş olduğunu, davacıya fazladan ödeme yapıldığını, davalı ...Şirketi tarafından davacı ...'e sürekli iş göremezlik zararının, davalının % 90 oranındaki kusuruna göre % 116 aşılarak fazlasıyla ödendiğini, 48.067,15 TL maddi tazminat ödenmesi gerekirken 55.759,45 TL ödendiğini, davacıya 7.692,30 TL fazla ödenen tutarın manevi tazminattan mahsubu gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta; Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 07/10/2022 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre, davacının sürekli maluliyetinin %0, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan alınan 24/09/2018 tarihli maluliyet raporunun ise, kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına göre çelişki yaratmayacağı anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin aktüerya raporuna yönelik somut bir istinaf sebep ve gerekçesi göstermediğinden olmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.Davalılar vekilinin manevi tazminat miktarına ve fazla ödenen maddi tazminat miktarının manevi tazminat miktarından mahsup edilmesine yönelik istinafının incelenmesinde;Davacıya dava esnasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan maddi tazminat ödemesinin fazla olduğu iddiasıyla manevi tazminattan mahsup edilemeyeceği, yine TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat miktarlarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 372,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/01/2026