T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/375 Esas KARAR NO : 2025/1457 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2023 NUMARASI : 2023/241 E. - 2023/862 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 3…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/375 Esas KARAR NO : 2025/1457 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2023 NUMARASI : 2023/241 E. - 2023/862 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça bankaya ibraz edilen ve icra takibine konu edilmiş ... Gayrettepe Ticari Merkez Şubesi'ne ait; 31.10.2018 keşide tarihli, 11752221 seri nolu 200.000,00 TL bedelli çekin irade dışı etkenlerle elinden çıktığını, çekteki imzaların müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının çıplak gözle dahi anlaşılabileceğini, davaya konu çekin imzasız olarak kaybedildiğini, kaybolan çekin davalı tarafça tahsil amaçlı olarak İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibine konulduğunu, çeke dayalı icra dosyasından ödeme emrinin tebliği üzerine derhal İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesine 2019/38 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde, dava konusu çekin müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının anlaşıldığını, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/38 E. 2020/330 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini beyanla, her türlü talep ve dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu irade dışı etkenlerle müvekkili elinden çıkmış olan ... Gayrettepe Ticari Merkez Şubesi'ne ait, 31.10.2018 keşide tarihli, 11752221 seri nolu 200.000,00-TL bedelli çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenlerle müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çekin müvekkili şirket açısından iptaline, davalı tarafın %20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firma ...ve Organizasyon Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında 03/11/2017 tarihinde ... ... ve İşletmeleri Yat. A.Ş.'ye ait ... ... Hotel'in acenteliği hususunda tek yetkili kontenjan acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmaya ve dava dışı ... ... firmasına, davacı tarafından sözleşme kapsamında 10 adet sıralı çeklerin verildiğini, bu çeklerden... Gayrettepe Ticari Merkez Şubesi 30/09/2018 vadeli 200.0000,00 TL bedelli 1175220 seri nolu, 31/07/2018 vadeli 200.000,00 TL. bedelli 1175218 seri nolu ve 28/09/2018 vadeli 150.000,00 TL bedelli 1175180 seri nolu 3 adet çekin ödendiğini, davacı firmanın sonrasında ekonomik anlamda sıkıntıya girmesi nedeniyle diğer çekleri ödemediğini, bu nedenle müvekkili firma tarafından icra takiplerinin başlatıldığını, davacı tarafın takiplere konu çekteki imzaların firma yetkililerine ait olmadığı iddiası ile takibin iptali veya taliki davaları açtığını, İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/380 Esas sayılı dosyasında... Gayrettepe Ticari Merkez Şubesi 31/12/2018 vadeli 150.0000,00 TL bedelli 1175223 seri nolu çek için başlatılan icra takibinin iptalinin talep edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun ortaya çıktığını ve davanın reddedildiğini, davanın şu an istinaf aşamasında bulunduğunu, aynı seri nolu çek için davacı şirket aleyhine karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayet edilmiş olup, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait çıktığını ve yargılamanın halen devan ettiğini, İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1133 Esas sayılı dosyasında da tanzim edilen bilirkişi raporunda ... Gayrettepe Ticari Merkez Şubesi 30/09/2018 vadeli 200.000,00 TL bedelli 1175220 seri nolu çeke atılan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu, aynı seri nolu çek için İstanbul Anadolu 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/650 Esas sayılı dosyasında ise çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi olduğundan karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin şikayetlerinin kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı yanın kötü niyetli olarak müvekkili şirkete sıralı çekler verdiğini, bilinçli olarak verdiği çekler üzerinde farklı imzalar kullandığını, benzeri şekilde onlarca firmaya bu şekilde çekler verildiğinin görüldüğünü, bu sayede bazı çekleri ödediğini, bazı çekleri ödememesine rağmen imzaya haksız yere itiraz ederek takibin iptalini talep ettiğini, ancak çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait çıktığını, bazı çeklerde de bilerek imzanın yanlış atıldığından açılan takibin iptal edildiğini, diğer çekler hakkında da imzaya haksız yere itiraz edildiğinden İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/727 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, söz konusu davanın derdest olduğunu beyanla, davacı yanın işbu haksız davasının öncelikle hukuki yarar eksikliğinden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi 05/12/2023 tarihli 2023/241E. - 2023/862 K. sayılı kararıyla; "... İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesince de imza itirazı sebebiyle dava konusu senetlere dayalı olarak takiplerin durdurulmasına karar verilmiş olup verilen karar da İstanbul BAM 20 HD.'nin 2020/1795 E., 2021/1478 K. Sayılı kararı ile onanmıştır. İstanbul BAM 44. HD'nin 2020/1217 Esas, 2022/1059 Karar sayılı ilamı da nazara alınarak usulüne uygun olarak alınmış bir bilirkişi raporu bulunduğundan ve bu raporunda istinaf incelemesinden geçtiğinden usul ekonomisi gereğince yeniden bilirkişi raporu alınmayarak icra hukuk mahkemesince alınan rapor hükme esas alınmıştır. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalı şirketin iyiniyetli hamil olmasının sonuca etkili olmadığı, senetteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı ve tüm bu hususlar gözetildiğinde davanın reddi yönünde karar vermek gerekmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi, menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmünü içermektedir.Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır.Başka bir ifadeyle; İİK.nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir.Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir hükmünde, takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmektedir. Somut olayda davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 31/10/2018 keşide tarihli 1752221 çek numaralı, 200.000,00TL bedelli, keşidecesi davacı şirket olan çek nedeniyle davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, çek iptaline ilişkin isteminin REDDİNE,2-Koşulları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/38 Esas sayılı davası ile takibin iptaline karar verildiğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, Mahkemece açılan davanın menfi tespit davasının şartları bakımından değerlendirmediğini, Taraflar arasında görülen başkaca davalarda davacının istinaf başvurusu reddedilerek, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğuna karar verildiğini,İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/380 Esas sayılı davasında 150.000,00 TL bedelli çekle ilgili açılan davanın bu gerekçeyle reddine karar verildiğini, işbu dava için emsal niteliğinde olan davanın sonucunun Mahkemece beklenmediğini,İşbu dosyada Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan karar verildiğini, davacının kötüniyetli olarak müvekkiline sıralı çekler verdiğini, bilinçli olarak verdiği çekler üzerinde farklı imzalar kullandığını, benzer şekilde onlarca firmaya bu şekilde zarar verdiğini, gerçek adresini saklayarak alacaklıları zarara uğratmaya çalıştığını ve kötüniyetli olduğunu,İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/650 Esas sayılı dosyasında davacı firmanın ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, çeklerin davacının defterlerinde kayıtlı olduklarının tespit edildiğini,İlgili çeklerin müvekkilinin defterlerinde de kayıtlı olduğunu, imza incelemesi yapılmamış olsa dahi HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca kesin delil niteliğinde olduğunu belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin 2023/241 E. 2023/862 K. Sayılı, 05/12/2023 tarihli kararının, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak müvekkili bakımından talepleri doğrultusunda davanın reddine ve davacı yan kötü niyetle icra dosyasına itiraz etmekle takip konusu borcun en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının davalı ...ve Organizasyon Ticaret Limited Şirketi, borçluların ... ... Yatırım Tic. ve San. A.Ş. ve... ve Tic. A.Ş. aleyhine31/12/2018 tarihinde kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak 200.000,00 TL değerinde, 31/10/2018 vade tarihli çekin gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Gayrettepe Ticaret Merkez Şubesi'ne ait P1-1175221 seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli, 31/10/2018 tarihli çek olduğu, keşidecinin ... ... Yatırım Tic. ve San. A.Ş., lehtarın... ve Tic. A.Ş. oldukları, çekin arkasında sırasıyla... ve Tic. A.Ş., ...ve Organizasyon Tic. Ltd. Şti. ile ... ... Yatırımları ve İşletmeleri A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, bankaya 31/10/2018 tarihinde ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/38 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; aynı çekle ilgili imza inkarına dayanılarak takibin iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında imzaya itirazla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 08/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda "...davacı şirket yetkilileri Veli ... ve ...ye ait mukayese imzaların göstermiş oldukları işleklik derecesi, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından birbirleriyle kıyasen farklı yapı ve görünümde imzalar olmaları nedeniyle inceleme ve dava konusu... Gayrettepe Ticari Şb Şişli/İstanbul şubesine ait keşide yeri İstanbul keşide tarihi 31.10.2018 olan... ve Ticaret A.Ş emrine 200.000,00TL.meblağlı çekte ... ... YATIRIM TİC VE SAN.AŞ'ne atfen atılan imza ve 1.ciranta(Hayat ... ve Ticaret A.Ş.)'ya atfen atılan imzaların davacılar Veli ... yada ...nin elleri mahsulü olmadığı..." yönünden görüş bildirildiği, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesince de imza itirazı sebebiyle dava konusu senetlere dayalı olarak takiplerin durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 20 HD.'nin 2020/1795 E., 2021/1478 K. Sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/10/2023 tarihli, 2021/727 Esas, 2023/776 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ...ve Organizasyon Ticaret Limited Şirketi, davalıların ... ... Yatırım Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve... ve Ticaret Anonim Şirketi oldukları, 03/11/2017 tarihinde ... ... Hotel'in acenteliği için imzalanan sözleşmeden kaynaklanan alacak için dava açıldığı, yargılama sırasında davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, imza inkarına dayalı ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İmza inkarına dayanan somut uyuşmazlıkta mahkemece icra mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş, davalı vekili istinafında raporun yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. İlgili rapor, iş bu davada kesin delil niteliğinde olmayıp mahkemece genel hükümlere göre yapılan menfi tespit davasında çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi raporu alınması gerekirken, rapor alınmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu nedenle davalı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davacı şirket yetkililerinin davaya konu çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihlerde atılmış samimi imzalarını içeren belge asılları dosya içine getirtilerek ve Mahkeme huzurunda da imzaları alınarak çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınması ve buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/12/2023 tarihli 2023/241 E. - 2023/862 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği gibi yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.