(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/4502 E. , 2010/5326 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.12.2006 gününde verilen dilekçe ile muhtesatın aidiyetinin tespiti, beyanlar hanesine yazılması ve beyanlar hanesindeki önceki muhtesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; muhtesatın aidiyetinin tespitine diğer istemlerin reddine dair verilen 29.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/4502 E. , 2010/5326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.12.2006 gününde verilen dilekçe ile muhtesatın aidiyetinin tespiti, beyanlar hanesine yazılması ve beyanlar hanesindeki önceki muhtesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; muhtesatın aidiyetinin tespitine diğer istemlerin reddine dair verilen 29.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 7307 ada 7 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesi için dava açtıklarını, bu davanın yargılaması sırasında taşınmaz üzerindeki evin davacıya ait olduğunun tespiti üzerine kayıtta yer alan "bu parsel üzerindeki kargir ev ... kızı ...'ye aittir" şeklindeki belirtmenin terkini ve evin kendisine ait olduğunun beyanlar sütununda gösterilmesi için dava açılmak üzere önel verildiğini belirterek, tapu kaydındaki belirtmenin terkini ve taşınmaz üzerindeki binanın kendisine ait olduğununun kayda işlenmesini talep etmiştir. Davalı ... binanın müşterek mülkiyete konu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece muhtesat terkini için doğrudan idareye başvurulması gerektiği belirtilerek HUMK'nun 7.maddesi gereğince terkin isteğinin yargı yolu nedeniyle reddine, taşınmaz üzerindeki binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, taşınmaz kaydındaki muhtesata ilişkin belirtmenin terkini ve sonradan yapılan binanın davacıya ait olduğunun tespiti ile beyanlar sütununda gösterilmesi isteğine ilişkindir. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, Eşya Hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerindeki arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı sadece şahsi bir haktır. Bu hakkın hukuki mahiyeti ve nasıl kullanılacağı ise TMK’nun 722, 724. ve 729. maddelerinde açıklanmıştır. Bir kişi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi olanak sağlamaktadır. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca; “Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.” Bu tür bir hakkın zemin üzerindeki binanın veya ağaçların yok olması gibi bazı nedenlerle ortadan kalkacağı kuşkusuzdur. Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununun 1012. maddesi hükmü gereğince de, kaydın terkini kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlı olarak yapılabilir.