Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı satıcı ... Motorlu Taşıtlar Sanayi Ticaret Anonim Şirketi AŞ arasında, 93.555,50-TL bedele ... marka sıfır araç için 25.04.2018 tarihinde satış sözleşmesi yapıldığını, aracın müvekkili şirket tarafından üretim amacına da uygun olarak ticari amaçla kullanılmak istediğini, aracın 19.917 km'de iken 20.000 bakımının davalı ... tarafından yapıldığını, 13.12.2018 tarihinde 40.358 km'de iken 40.000 bakımının davalı ... tarafından yapıl
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalılardan 11.09.2009 tarih ve ... sayılı faturaya istinaden ... plaka sayılı 2010 model ... marka, ... tipinde aracın 106.845,19 Euro (235.754,59 TL) bedel ile satın alındığını, dava konusu aracın 02.11.2017 tarihinde seyir halindeyken aniden durması sonucu kilitlenerek tekrar çalışmadığını, aracın tüm aksamlarının kilitlendiğini, bir daha çalıştırılamadığını, yol yardımı aranarak çekici ile aracın servise getirildiğini, davalıların servisinde bir hafta incelenen aracın motorunun komple değiştirilmesi gerektiğini bildirdiklerini ve 63.000,00 TL onarım bedeli ile 1000 Euro servis ücret istendiğini, sebebinin servis yetkililerine sorulması üzerine aracın motorunun ömrünü tamamladığı cevabı verildiğini, oysa aracın henüz 70.000 km yol kat ettiğini, motorun kullanıcı etkisi olmadan bu kilometrede ömrünü tamamlamış olmasının, motor aksamında gizli bir ayıbın olduğunu gösterdiğini, bu araçların 300.000 km yol katedebildikleri gibi 100.000 km garantisi verilmiş olmasının da bunun karinesi olduğunu, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/112 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, bahse konu tespitte de motor yatak sarması arızasının üretici hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, araçtaki gizli ayıp nedeniyle müvekkilinin 61.690,52 TL ödemek zorunda kaldığı gibi aracın 62 gün süreyle kullanılamaması nedeniyle de ticari iş kaybı nedeniyle 20.000 TL zarar meydana geldiğini, ayrıca müvekkilin aracını satmak istemesi halinde motorun değiştirilmiş olması nedeniyle 10.000 TL değer kaybı da olacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla motor sandığının değiştirilmesi bedeli olarak 1.000 TL, aracın motorunun değiştirilmesi sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybı olarak 1.000 TL, aracın kullanılamadığı 62 günlük süre karşılığında oluşan iş kaybına tekabül olarak emsal bir aracın 62 günlük ticari kira bedeli olarak 1.000 TL, aracın kullanılamadığı 62 günlük süre için, peşin ödenmiş olan kasko bedelinden dolayı oluşan zarar sebebiyle 500 TL, aracın kullanılamadığı 62 günlük süre için, peşin ödenmiş olan trafik sigortası bedelinden dolayı oluşan zarar sebebiyle 100.TL, aracın kullanılamadığı 62 günlük süre için, peşin ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi bedelinden dolayı oluşan zarar sebebiyle 400 TL olmak üzere, toplamda 4.000 TL'nin dava konusu aracın motoru değiştirilmiş olarak müvekkiline teslim edildiği tarih olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ibraz ettiği dilekçe ile dava değerini toplam 85.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının aksine dava konusu aracın garanti süresinin 3 yıl veya 100.000 km olmadığını, davacı tarafından da bu yönde bir garanti belgesi sunulamadığını, 9 yıl önce satın alınan dava konusu aracın garanti süresinin dolduğu göz önünde bulunduruldığında dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, 9 yıla yakın bir süredir kullanılagelen bir aracın gizli ayıplı olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu aracın arızalandığı sırada 8 yaşında olması itibariyle, kullanım ömrünün sonuna yaklaşmakta olan bir araç ve bu zamana kadar kullanım yılı ve kilometresi dikkate alındığında gizli ayıplı bir aracın yıllar boyunca herhangi bir sorunu olmadan kullanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu aracın periyodik bakımlarının yetkili serviste düzenli olarak yaptırılmadığını veya yetkisiz serviste yaptırıldığını, davaya konu araçta davacı iddialarının aksine üretimden kaynaklanan ve hukuken “ayıp” olarak nitelenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, gıyaplarında yapılan ve taraflarına tebliğ dahi edilmeyen tespit raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.