Başvurucu, hakkında açılan ceza davasının 13 yıl sürmesi, hükme esas alınan bilirkişi raporunun katılan taraf kurumun mensuplarınca hazırlanması ve beyanları hükme esas alınan tanığın savcılık ile mahkeme huzurundaki ifadelerinin değerlendirmeye alınmadığı gerekçeleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek tazminata ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, hakkında açılan ceza davasının 13 yıl sürmesi, hükme esas alınan bilirkişi raporunun katılan taraf kurumun mensuplarınca hazırlanması ve beyanları hükme esas alınan tanığın savcılık ile mahkeme huzurundaki ifadelerinin değerlendirmeye alınmadığı gerekçeleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek tazminata ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, başvurucu vekili tarafından 4/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/3/2013 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm, 4/12/2013 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemenin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 6/12/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 4/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 5/2/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Adalet Bakanlığının görüşüne karşı beyanlarını 24/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Adalet Bakanlığının görüşünde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1997 yılında, Ordu İli Kumru İlçesinde doktor olarak çalışmıştır. Başvurucu dışındaki bir kısım sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 26/5/1999 tarihli iddianamesi ve 24/9/1999 tarihli ek iddianamesiyle Ünye Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Ünye Ağır Ceza Mahkemesi 28/12/1999 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Ordu Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Ordu Ağır Ceza Mahkemesi, 31/1/2000 tarihli kararı ile Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden görevsizlikle gelen dosya ile kendi esasında kayıtlı 1999/201 esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar vermiştir. Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı, 31/5/2000 tarihli iddianamesiyle bir kısım başka sanıklar hakkında yalan tanıklık suçundan cezalandırılmaları için Ünye Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır. Ünye Ağır Ceza Mahkemesi bu dava dosyasının 24/10/2000 tarihli kararı ile Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/201 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. Başvurucunun, 1997 yılında hastaları muayene etmeden reçete yazdığı iddiasıyla Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 1/12/2000 tarihli iddianamesiyle, resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılması için Ünye Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Başvurucu hakkında açılan davanın, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 26/4/2001 tarihli kararı ile Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/201 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvurucu hakkında ayrıca 18/10/2001 tarihli ek iddianameyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması için bu kez Ordu Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/201 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 6/2/2002 tarihli kararı ile başvurucu dâhil tüm sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 18/2/2004 tarihli ilamı ile karar bozularak dosya Ordu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Ordu Ağır Ceza Mahkemesi 27/12/2004 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Ünye Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/43 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 12/6/2007 tarihli kararı ile başvurucu hakkında devam eden kamu kurumunu dolandırmak suçundan açılan kamu davasının dava zamanaşımının dolması sebebiyle düşürülmesine ancak başvurucunun resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 15/5/2008 tarihli ilamı ile karar bozulmuş, dosya tekrar Ünye Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/133 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 17/11/2009 tarihli kararı ile başvurucunun “evrakta sahtekarlık” suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 11/12/2012 tarihli ilamı ile karar onanmıştır.B. İlgili Hukuk 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bir memur memuriyetini icrada tamamen veya kısmen sahte bir varaka tanzim eder veya hakiki bir varakayı tağyir ve tahrif eyler ve bundan dolayı umumi ve hususi bir mazarrat tevellüt edebilirse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Eğer işbu varaka sahteliği ispat edilmedikçe muteber olan evrak kabilinden ise ağır hapis cezası beş seneden on iki seneye kadar verilir.”