Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2036 E. , 2024/3074 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2036 Karar No : 2024/3074 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜ…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2036 E. , 2024/3074 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2036 Karar No : 2024/3074 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "suç tasnii" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2018 günlü, E:2016/24674, K:2018/17698 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının evinde hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ... isimli kişinin, "bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık", "konut dokunulmazlığını ihlal etme" ve "mala zarar verme" suçlarını işlediği gerekçesiyle muhtelif cezalara çarptırıldığı, bu cezaların Yargıtayca onanarak kesinleştiği ve davacı hakkındaki "suç uydurma" fiili ile ilgili olarak da Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda beraat kararı verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya atfedilen "suç tasnii" suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, aksi yöndeki değerlendirme sonucu davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 05/06/2011 tarihinde yakalanan ...'nin evinde davacıya ait silahın ele geçirildiği, alınan ifadelerde bu silahın davacı tarafından hibe edildiğinin belirtildiği, davacının bu durumu öğrenmesi üzerine hırsızlık ihbarında bulunduğu, bunun yanında davacı ile birlikte ikamet eden ...'nin silahının da herhangi bir hırsızlık olayında çalınmasının muhtemel olduğu, ancak daire içinde bir odada hırsızlık yapılarak diğer odaya girilmemesinin hırsızlık olayının akışına ters olduğu, davacının fiilinin sabit olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; polis memuru olan davacının, Mersin ili, ... ilçesinde görev yaptığı dönemde, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 05/06/2011 tarihinde yakalanan .... isimli şahsın ikametgahında yapılan aramada; bir adet tabanca ile bu tabancaya ait bir adet şarjör ve iki adet fişek ele geçirilmesi ile ilgili olarak şahsın alınan ifadesinde; evinde yakalanan tabancayı amcasının oğlu H.E.'nin vasıtasıyla tanıştığı davacıdan hibe yoluyla aldığını beyan ettiği, davacının ise 11/06/2012 tarihinde hırsızlık ihbarında bulunduğu, anılan ihbar üzerine yapılan soruşturma sonucunda; davacının ....'nin evinde tabancanın yakalandığını öğrenmesi üzerine polis merkezine müracaatta bulunarak evinde hırsızlık olayı meydana geldiğini ve bahse konu tabancasının çalındığını beyan etmek suretiyle işlenmediğini bildiği bir suçun delillerini uydurarak adli makamları yanılttığı ve söz konusu davranışlarıyla “suç tasnii” suçunu işlediği gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasının önerildiği, bunun üzerine davacının “suç tasnii” fiilini işlediğinin sübuta erdiği gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu olay ile ilgili ceza yargılamalarına ilişkin belgeler incelendiğinde; davacının üzerine atılı "suç uydurma" eyleminden dolayı yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesince Yargıtayın bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar ile eylemin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, anılan kararın Yargıtayca (vekalet ücreti yönünden düzeltilerek) onanarak kesinleştiği, davacının evinde hırszılık yapıldığı ihbarı üzerine başlatılan adli soruşturma sonucunda düzenlenen iddianame ile yapılan yargılama sonucunda ise, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile, ... isimli şahsın "bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık", "konut dokunulmazlığını ihlal etme" ve "mala zarar verme" suçlarını işlediği gerekçesiyle muhtelif cezalar ile cezalandırıldığı ve bu cezaların Yargıtayca onanarak kesinleştiği görülmektedir. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/6 maddesinde "suç tasnii" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." ... "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında, "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır. Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Buna göre; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu disiplin işleminin, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında verilmiş sayılacağı; ancak Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren "suç tasnii" suçunun, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylem olarak düzenlenmediği; yine anılan fiilin Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında da olmadığı dikkate alındığında, bu fiile istinaden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'ne göre lehe düzenleme olan 7068 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan "suç tasnii" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; işlemin iptali yönünde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.