4. Hukuk Dairesi 2023/4285 E. , 2023/10360 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/37 Esas - 2022/24 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama …
**4. Hukuk Dairesi 2023/4285 E. , 2023/10360 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/37 Esas - 2022/24 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu aracın kazasında dava dışı bir kişinin yaralandığını ve malul kaldığını, davacı tarafından hak sahibine 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca ödenenin rücuan tahsili amacı ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu açıklayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğunu, ayrıca aracın satılması nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. BOZMA İLAMI ÖNCESİ KARAR İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli kararıyla davalının aracı takas yoluyla sattığı, araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığından davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih, 2019/5294 Esas, 2020/6439 Karar sayılı ilamı ile hüküm, "Davalı tarafça fiili hakimiyetin bir başkasına geçtiği konusunda sadece tanık beyanı gösterilmiş olması ve bunun dışında hiçbir yazılı delile dayanılmamış olması gözönüne alındığında sadece tanık beyanı ile işletenin belirlenmesi hatalı olmuştur. O halde mahkemece, H.G.K. kararında açıklanan ilkelerde gözönüne alınarak, davalı ... tarafından aracın Ergüven Oto müteşebbislerine teslim edildiğine dair teslim belgesinin, devrin ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin, devirden sonraki vergi ve idari para cezalarının kim tarafından ödendiğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, mahkemenin davaya bakmakta yetkili olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu gerçekleşen yaralanma nedeniyle iş gücü kaybı tazminatı ödemesi yapan Güvence Hesabının işleten aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafın vaki itirazının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370., 371 ve 373 üncü maddeleri, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesi, ... Yönetmeliği 16/c maddesi. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun bozmaya uyma veya direnme başlıklı 373/1-2 inci maddesinde "Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi veya uygun görülen diğer bir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir." hükmü düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp düzelterek veya yeniden esas hakkında hüküm vermesi ve bu hükmün de Yargıtay tarafından bozulması ile İlk Derece Mahkemesi kararı hayatiyetini kaybetmiş olur. Bu durumda hüküm mahkemesi sıfatıyla İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesi, vermiş olduğu bu kararın temyizen incelenerek bozulması sonrasında 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin 2 nci bendi gereğince bozma kararına uyma yahut direnme kararını verme yükümlülüğü altındadır. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesinin bozulan kararı sonrasında dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi mümkün olmadığı gibi dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına ilişkin olarak uyma yahut direnme kararı verilemez. Zira böyle bir durumda bozma kararına uyma yahut direnme kararını verme yetki ve yükümlülüğü bölge adliye mahkemesine aittir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, vekalet ücreti verilmesi yönünden düzeltilerek yeniden hüküm tesisine, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih, 2019/5294 esas, 2020/6439 karar sayılı kararında yazılı gerekçeyle karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken sehven İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince karar verilmiştir. Her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen hükme ilişkin olarak verilen bozma kararıyla dosyanın sehven İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Kanunun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek yeniden esas hakkında verdiği kararın Yargıtay tarafından bozulması hâlinde dosyanın, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararının Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından bozulması sonrasında dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş olması, Bölge Adliye Mahkemesinin 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bozma kararına karşı uyma veya direnme kararı verme yetkisini ortadan kaldırmayacağı gibi bu yetkinin İlk Derece Mahkemesine geçeceği sonucunu da doğurmaz. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak Bölge Adliye Mahkemesince yeniden tesis edilen hükmün bozulması sonrasında bozma kararına karşı ancak Bölge Adliye Mahkemesince uyma veya direnme kararı verilebileceğinden eldeki uyuşmazlık kapsamında İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uygun olarak verilen kararın usul hükümlerine uygun bir karar olduğu söylenemez. Bu durumda, bozma kararı sonrasında dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine ilk derece mahkemesince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih, 2019/5294 Esas, 2020/6439 Karar sayılı bozma kararı hakkında aynı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde bir karar vermek üzere dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi gerekirken, anılan kanun hükmüne aykırı şekilde yazılı olduğu üzere kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. O hâlde ilk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı usulden bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.