T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/825 Esas KARAR NO : 2025/1087 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 16/09/2025 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına, borçlu aleyhine işçilik alacaklarından kay…
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/825 Esas KARAR NO : 2025/1087 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 16/09/2025 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına, borçlu aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklı açılan davada,------- sayılı 09/03/2022 tarihli ilam ile alacaklarına karar verildiğini ve istinaf incelemesi sonrası -------- sayılı ilam ile yerel mahkeme kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiğini, --------- Hukuk Dairesi tarafından verilen bu karar üzerine -------- Genel İcra Müdürlüğü --------- sayı ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ancak dosya borcunun tamamı ödenmediğini, bu itibarla İİK m 177 hükümleri gereğince borcunu ödemeyen davalı şirketin iflasına karar verilmesi amacıyla iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyan ederek iflas talebinin ilanına, davalının icra emirlerini tebellüğ etmesine rağmen borcu ödemediği anlaşıldığından İİK m. 177 hükümleri gereğince iflas talebimizin kabulüne, --------Ş'nin iflasına karar verilmesini, mal kaçırma ihtimali olduğundan şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulmasına, davalı şirketin yönetimine kayyum atanmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, alacağını tahsil edebilme imkânına rağmen haciz yoluyla başlattığını, takibi sürdürdüğünü, buna rağmen iflas yoluna da başvurarak Müvekkili aleyhine doğrudan iflas davası açtığını, ancak alacaklının haciz yoluyla takipten vazgeçtiğini icra müdürlüğüne bildirmediği ve takip yolunu değiştirerek borçluya iflas icra emrini tebliğ edilmesini sağlamadığı sürece aynı alacak için iflas talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının hem haciz yoluyla takibi sürdürüp hem de doğrudan iflas davası açması, İİK'nın 43. ve 177/4. maddesi ile Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarıyla bağdaşmadığını, bu durumda iflas şartları oluşmadığından, Davacının iflas talebinin reddi gerektiğini, aksi bir değerlendirme, hem takip hukukunda çifte yol yaratacak hem de borçlunun hukuki güvenliğini zedeleyecek olup huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, iflas, ihtiyati tedbir ve kayyum atanması talepleri ile huzurdaki davanın varlığı ve davanın açılış biçimi huzurdaki davanın esasen kötü niyetli açıldığını ortaya koyduğunu, hakkın kötüye kullanılması yanında Davacının hem icra takibini sürdürüp hem de doğrudan iflas talep etmesi de mevzuat ve içtihat hükümleri kapsamında usule aykırı olduğunu, davanın öncelikle usulden reddi ile iflas şartları oluşmadan açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmek gerektiğini beyan ederek müvekkili aleyhine genel haciz yolu talebiyle açılan icra takibine devam edildiği ve davacı tarafından alacağa yetecek şekilde hacizler yapıldığı gözetilerek davanın öncelikle usulden reddine, herhalükarda iflas şartları oluşmaması sebebiyle davanın tüm talepler, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık; Usulüne uygun bir takip olup olmadığı, ilama göre davacı alacağı tutarı ve iflas şartlarının mevcut olup olmadığı, davacı alacağının miktarı noktalarında toplanmaktadır. Davalı şirketin sicil dosyası örneği celp edilerek, İİK'nun 166. maddesindeki usulle ilanlar yapılmıştır. ------- Esas, -------- Karar, --------- Genel İcra Müdürlüğü --------- sayılı dosyaları celp edilmiştir. Celp edilen --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; dosyamız davacısı ve davalısının taraf olduğu, -------- Esas,--------- Karar sayılı kararı ilamı ile verilen kararın istinaf edildiği, -------- sayılı ilam ile yerel mahkeme kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiğini, davacı tarafın söz konusu alacaklarını tahsil etmek üzere -------- Genel İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Celp edilen --------- Genel İcra Müdürlüğü ---------- Esas Sayılı dosyası incelendiğinde, dosyamız davacısının alacaklı ve davalının ise borçlu olduğu, takibin; -------- sayılı sayılı ilamı ile oluşan 21.958,27 USD + 116.435,04 TL alacağın tahsili istemine dayalı olduğu anlaşılmıştır. Şirketin sicil adresine göre mahkememizin yetki alanı içinde kaldığı, Mahkememizin tensip ara kararı uyarınca iflas avansının yatırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça sunulan 08/12/2025 tarihli dilekçe ile davacı ---------- alacağının davalı tarafından ödendiğini, davamız konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafça sunulan 09/12/2025 tarihli dilekçe ile davacı vekili tarafından davadan feragat dilekçesi sunulduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmadığını, mahkemece feragat hususunun işleme alınmasını, davacının feragati kapsamında karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davaya konu borçların davalı tarafından yerine getirilmiş olması sebebiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer ve gerek olmadığına, 3-Talep olmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda , kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2025