14. Hukuk Dairesi 2011/9235 E. , 2011/12403 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.06.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve su yolu irtifakı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenere…
**14. Hukuk Dairesi 2011/9235 E. , 2011/12403 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.06.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve su yolu irtifakı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunun 744. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde; taşınmazlarının kadimden beri davalının maliki olduğu parselin kenarından geçen sulama kanalından sulandığını ancak davalının su kanalına müdahale ederek engel olduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/111 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırarak davalının sulamaya engel olmaması için tedbir kararı alarak infaz ettirdiğini belirterek davalının kadim sulama kanalına vaki müdahalesinin men’ine, ayrıca 1430 ve 1436 sayılı parselleri yararına, davalının 1437 sayılı parseli üzerinden sulama suyu mecra hakkı kurulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, söz konusu yerdeki su arkından davalının taşınmazını sulamasına engel olmadığını, kaldı ki paftada su arkının mevcut olup olmadığının belli olmadığını, mevcut değilse davacının men’i müdahale talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 1436 sayılı parselinin komşuları olan taşınmazların maliklerinin taşınmazlarını 1439 sayılı parsel üzerinden ve güneyden geçen Sulama Birliğine ait olan sulama kanalından plastik sifon borularla bağlantı kurarak suladıklarını, talep edilen irtifak hakkının kurulması şartları bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca “Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.” Mecra irtifakı kurulması istemine ilişkin davalarda, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.