12. Ceza Dairesi 2023/736 E. , 2023/4314 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/64 E., 2016/212 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar t…
**12. Ceza Dairesi 2023/736 E. , 2023/4314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/64 E., 2016/212 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 28.02.2021 tarihli 2016/182062 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mağdur vekilinin temyiz istemi; Suçun unsurlarının oluştuğuna ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkeme gerekçesinde; ''... Somut dosyada sanığın, annesi babası daha önce ayrılmış olan mağdurun yanına birden fazla giderek onu babası ile görüştürmek istediği ve birden fazla kez fotoğrafını çekerek onu rahatsız ettiği iddiasının ortaya konulduğu, Sanığın önceki savunmalarına benzer bir şekilde suçlamaları kabul etmediği, mağdurun kovuşturma aşamasında beyanlarına pedagog bilirkişi marifetiyle başvurulduğu, sanığın savunmalarında mağdurun babasının ricasıyla mağdurun fotoğraflarını iznini alarak çektiğini, babası ile görüşüp görüşmediğini sorduğunu onun da hayır dediğini aktardığı, mağdurun beyanlarında esasında sanığı doğruladığı zira fotoğraf çekmesi ile ilgili öncelikle kendisinin iznini aldığını ve kabul de ettiğini ifade ettiği, aynı gün 3 kez fotoğrafının çekildiğini ifade ettiği, sanığın zorlamasının bulunmadığını ayrıca söylediği, mağdurun pedagog bilirkişi tarafından da gözlemlendiği üzere anne babasının ayrılmasından oldukça fazla etkilenmiş ve babası ile görüşmek istemediği anlaşılan bir profili olduğu, zira duruşma öncesi ağladığının da gözlemlendiği, sanığın, mağdurun babasının ricasıyla mağdurun fotoğrafını iznini alarak çektiği, mağdur her ne kadar sanığın kendisinin babası ile görüşmesini istediğini beyan etse de sanığın sadece babası ile görüşüp görüşmediğini sorduğunu ve hayır cevabı aldığı, sanığın bir an için bile mağdurun beyanında geçtiği gibi mağduru babası ile görüştürmek için istekte bulunmasının ve mağdurun rızasıyla onun fotoğrafını çekmesinin sanığın mağduru rahatsız etme kasıt ve iradesini göstermediği, sanığın sırf mağdurun huzurunu bozma kastı ile hareket ettiğini gösteren delil olmadığı, bilirkişinin teyit ettiği gibi mağduru rahatsız ederek olay günü ve duruşma günü ağlamasına neden olan şeyin mağdurun babası ile görüşüp görüşmemesi ile ilgili sanıkla aralarında geçen diyalog ve anne babasının ayrı olmaları nedeniyle bundan duygusal olarak yaşının küçüklüğünün de etkisiyle oldukça etkilenmesi olduğu, anlatılanlar bağlamında düşünüldüğünde sanığın aksi sabit olmayan ve mağdurca büyük oranda doğrulanan beyanları karşısında, suç işlemeye yönelik tipikliğe uygun irade ile hareket ettiğine dair delil olmadığından edinilen kanaate göre aşağıdaki hükmün tesis edilmesi gerekmiştir.'' demiştir. 2. Katılan sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 3. Mağdur; ''Kadın beni okulun kapısında bekliyordu, tarihini hatırlayamıyorum, sonra tuvalete giderken sen babanla konuşmak istiyormusun dedi, ben de hayır dedim, sonra ana sınıfı öğretmenine bakmaya giderken kadın benim yüzümden fotoğrafımı çekti, fotoğrafımı çektiğini fark ettim, bana fotoğrafımı çekmeden önce fotoğrafını çekeyimmi dedi, bende evet dedim, bunun dışında tuvalette arkadaşlarımla ve okulda da çekmiştir,tuvaletteki olayda tuvaletteyken yanıma geldi, yanımda kimse yoktu, bana fotoğrafını çekebilirmiyim diye sordu, bende evet dedim, sadece 3 kez çekti, ücüncüsü de ana sınıfının içinde çekti, yine yanımda arkadaşlarım varken bana fotoğrafını çekebilirmiyim diye sordu, bende evet dedim, böyle oldu, bu 3 olayda aynı gün olmuştur, bundan rahatsız oldum, çekmesini istemedim, niye rahatsız olduğumu hatırlayamıyorum, telefonda kalacak zannettim, niye hayır demedim, bilmiyorum, zorlamada bulunmamıştır, bana sen babanla konuşacakmısın dedi, bundan da rahatsız oldum, ben de istemiyorum, dedim,'' demiştir. 4.Bilirkişi ...; ''Mağdur ile duruşma salonu dışında görüştüm,. Aynı zamanda annesi ve öğretmeni ile de görüştüm, mağdurun takıldığı nokta cep teli ile babasıyla görüştürülme istenmesi, diğer konular onun için çok önemli değil, zira olayın hukuki sonuçlarını algılayamayağı için sadece söylediğim noktayı düşünmektedir, ilk görüşmemizde sadece sanığın telefonla babası ile görüştürülmek istediğini, kendisine babanla görüşmek istermisin sorduğunu, onun da kabul etmeyerek ağlayıp öğretmenine gittiğini, fotoğraf olayı da bu olaydan sonra ortaya çıkıyor, daha önce kimseye söylememiş, bende kendisine önemli olduğunu bilmediği için izin hususun sormadım, zaten bundan da rahatsız olmamış, taki ne zaman babası ile görüştürülmek isteniyor o zaman olayın vehametini anlamış, sebebini bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla mağdur babası ile görüşmek istemiyor, öğretmeni ve annesiyle görüştüğüm kadarıyla sınıfın başarılı öğrencilerin, mahkeme duruşma salonuna girerken ağlamasını da böyle bir ortama alışık olmamasına bağlıyorum, sonuç olarak zihinsel gelişimi, iletişim yetenekleri yaş düzeyine uygundur, ifadenin alınış şekline bir diyeceğimiz yoktur, ifadesinin alınmasında herhangi bir sakınca görmüyorum, mağdura bahsi geçen kadının kendisini çekip çekmediği, dışarı çıkarıp çıkarmak isteyip istemediğini sorduğumda böyle bir şeyin olmadığını söyledi'' demiştir. 5. Sanık savunmasında; ''...'i arkadaş olarak 15 - 16 yaşımdan beri tanıyorum, aramızda komşumuzdu eskiden, aramızda bunun dışında herhangi bir bağlantı yoktur, mağdur ... ile tesadüfen oldu, benim kızım subaşı anaokulunda okumaktadır, ... ile kızımın öğretmenleri aynıymış, tesadüfen kendisini gördüm, tanıdığım ... ile bir benzerlik olup olmadığını düşündüm, ...'e sordum, o da kızının okulda okuduğunu söyledi, bana kızını gördüğüm zaman tanımıyormuş gibi ne yapıyorsun , ne ediyorsun gibi konuşmamı istedi, farkettirmeden bir iki tane fotoğrafını çekmemi istedi, ben kızımın sınıfındaki hoşuma giden kız çocuklarının fotoğraflarını zaten çekiyordum, sosyal medyaya koymuyorum, bu şekilde fotoğraf çektiğim çocuklar ile ilgili annelerine sorarak izin aldıktan sonra çekmekteyim, hatırladığım kadarıyla kasım ayında idi herhalde , bir kere ... 'nın fotoğrafını çektim, sınıfında arkadaşları ile beraberken ... sen ne kadar sevimlisin diyerek bir fotoğrafını çekebilirmiyim dedim, ... tamam olur,dedi, istemezse çekmeyeceğini de söylemiştim, o gün kızımı almak için okula gelmiştim, söylediğim gibi arkadaşlarımın sınıftaki çocuklarının annelerinden izin alarak fotoğrafını çekmekteyim, babası benden istediği için fotoğrafı çekmiştim, annesine sormadım, babası bana velayeti annesinde olduğu için kızını göremediğini o yüzden benden fotoğraf çekmemi istemişti, çocuğun fotoğraf çekilmesine rıza göstermeseydi fotoğrafını çekmeyecektim, mağdurun sadece bir kez fotoğrafını çektim, fotoğrafı kendi telefonumdan çocuğun babasının telefonuna watshappdan gönderdim, çocuğun korktuğunu söylediler, ben okulda iken kızımı almaya gittikten sonra mağduru okulun ayrı bir kapısının orada görmüştüm, kendisinden herhangi bir talepde bulunmadım, yanında arkadaşları da vardı, ne yaptıklarını sordum, yanaklarını okşadım, sevdim, korku hissetmesin diye ona şefkatte bulundum, nomalde kızım sabah 9 da okula gider, 13:00 de çıkar, TUANA ise 13:00 de gelir, benim kızım çıkarken mağdurda okula geliyormuş, o şekilde gördüm, hatta mağdura sen tanımazsın ama babaannesi ve halasının beni tanıdıklarını söyledi, demiştir. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mağdur vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararında mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.