6. Hukuk Dairesi 2023/1535 E. , 2024/1558 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/955 E., 2023/139 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/244 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başv…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1535 E. , 2024/1558 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/955 E., 2023/139 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/244 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı (temlik eden) vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 02.09.2009 tarihli sözleşme ile ''... Vergi Dairesi Binası Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı'' yapımının kararlaştırıldığını, işin yapılması sırasında proje ve imalat değişikliğine gidildiğini, sözleşme ve eki belgelerde yer almayan ilave imalatlar yanında proje kapsamındaki bazı imalatların değiştirilerek ifasının talep edildiğini, keşif artışlarının işin sonunda değerlendirileceğinin yazılı olarak şirkete bildirildiğini, kesin hesabın ardından ödenmesi gereken bakiye sözleşme bedeli ve ilave değişen imalatlardan kaynaklı mukayeseli keşif artışından doğan alacağın ödenmediğini, ilave ve değişen imalatlar nedeniyle işin bitim tarihinin uzadığını, süre uzatım kararı verildiğini, bu döneme ilişkin fiyat farkı alacağının ödenmediğini, teminat bedelinin iade edilmemesi sebebi ile ortaya çıkan ek ve yeni masrafların ödenmediğini ileri sürerek, bakiye sözleşme bedeli 143.731,26 TL, ilave/değişen imalatlardan kaynaklı imalat bedeli 328.446,11 TL, fiyat farkı bedeli 247.547,10 TL, gecikme cezası 27.630,00 TL, teminat mektubu/komisyon bedeli 21.617,50 TL, ek/değişen proje bedeli 5.000,00 TL olmak üzere toplam 773.971,97 TL’nin kesin kabulün onaylandığı 27.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yapı Kredi Bankasına ait 20.07.2010 tarih *********** no.lu 365.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğüne veya nakde çevrilmesi halinde nakde çevrildiği tarihten avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar (temlik alan) vekili 30.12.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile ek/değişen proje bedeli talebini 29.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; inşaat yapım aşamasında davacının 23.02.2010 tarihinde müşavir firmaya yazdığı yazıda arazide yapılan çalışmalar sonucu projede zorunlu değişiklik yapılması gerektiğinin belirlendiğini, inşaatın sürdürülmesi için bina sınırlarının küçültülerek yeterli çaplarda fore kazıklı-konsol olarak çalışan iksa sisteminin uygulanması, ikinci bodrum kat uygulamasından vazgeçilmesi, açılmış mevcut mini kazıklar ile shotcrete uygulanması seçeneklerinden birine karar verilmesi gerekliliğinin bildirildiğini, davacının fiyat farkı talep etmeksizin süre uzatımı talep ettiğini, bu talep sonucu iki kez sürenin uzatıldığını, yer teslim tarihi olan 07.09.2000 tarihi ile 02.04.2010 tarihleri arasındaki 207 günün iş bitim tarihi olan 10.03.2011 tarihine ilave edilerek, ilave fiyat farkı talep etmeksizin yeni iş bitim tarihinin 03.10.2011 olarak tespit edildiğini, yapım işleri genel şartnamesinin 29. maddesi gereği işlem yapıldığını, işin geç bitirilmesinden dolayı süre uzatımı ile iş bitim tarihi 08.08.2011-işin bittiği tarih 18.08.2011 arasında yapım sözleşmesinin 26. maddesine göre 10 günlük gecikme cezası uygulandığını, mukayeseli keşif neticesi keşif azalışı oluşmuş olduğundan davacının idareden bir alacağı bulunmadığını, 4735 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve YİGŞ’in 46. maddesi gereği teminatların iadesi koşulunun oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin Esas ve Karar sayılı kararı ile; dava konusu işin yer tesliminin 07.09.2009 tarihinde yapıldığı, sözleşmede işin süresinin yer tesliminden itibaren 550 gün olarak kararlaştırıldığı, bu sürenin 10.03.2011 tarihinde dolduğu, yer tesliminden sonra projenin arsaya sığmadığı, bodrum katların küçültülmesi için proje değişikliğinin gerektiği kazının yan parsellerdeki binalara etkisi nedeniyle zemin etüdü ve iksa yapılması gerektiğinin ortaya çıktığı, yüklenici tarafından düzenlenen projenin 17.12.2009 tarihinde onaylandığı, bunun üzerine davalı tarafından 113 günlük süre uzatımı verildiği, inşaatın bitim tarihinin 01.07.2011 tarihine ertelendiği, davalı tarafından 07.09.2009 - 17.12.2009 tarihi aralığında çalıştığı kabul edilerek bu süre uzatımı yapılmışsa da belirtilen proje çizme işlemleri sebebiyle 07.09.2009 tarihi ile davacı tarafından müşavir firmaya bildirim yapıldığı tarih olan 02.04.2010 tarihi arasındaki 210 günlük sürenin süre uzatım olarak verilerek işin bitim tarihinin 03.10.2011 tarihine ötelenmesinin gerektiği, davalı idare tarafından yalnızca 113 günlük süre uzatımı verilerek sözleşmenin 18. maddesine aykırı davranıldığı, yine binanın zemin katının vergi dairelerinin iş ve işlem süreçlerinde ve mükellef ilişkilerinde meydana gelen değişiklikler dikkate alınarak, zemin katın yeniden düzenlenmesi için davalı idarenin 14.03.2011 tarihinde olur aldığı, olurun 18.03.2011 tarihinde yüklenici firmaya bildirildiği, değişiklik için olun alının 14.03.2011 tarihi ile revize edilen mimari projelerin onaylanarak yüklenici firmaya bildirildiği 27.04.2011 tarihi arasında geçen 44 günlük sürenin yüklenici firmaya süre uzatımı olarak verilmesi gerekirken davalı tarafından 38 günlük süre uzatımının yapıldığı, davalı tarafından bu noktada da sözleşmede 18. maddesine aykırı davranıldığı, sözleşmede belirtilen 550 günlük süreye süre uzatımı yapılması gereken 207 günlük ve 44 günlük süreler eklendiğinde işin bitim tarihinin 16.11.2011 tarihine ötelendiği, ayrıca proje değişikliğinden dolayı fazladan yapılan iş karşılığında verilecek 33 günlük süre ile birlikte iş bitim tarihinin 19.12.2011 tarihine tekabül etmesi gerektiği, davalı idare tarafından işin bitim tarihinin doğru olarak tespit edilmemesi sebebiyle gecikme cezası uygulanmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 143.731,56 TL bakiye sözleşme bedeli, 328.446,11 TL ilave inşaat bedeli, 29.000,00 TL proje bedeli, 24.296,32 TL fiyat farkı bedeli, 10.808,75 TL teminat mektubu masrafı, 27.630,00 TL gecikme cezası bedeli olmak üzere 563.912,74 TL’nin 25.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak 327.069,38 TL’sinin temlik alan ...'a, 236.843,35 TL’sinin temlik alan ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Yapı Kredi Bankası'na ait 20.07.2010 tarih, *********** no.lu 365.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 182.500,00 TL’lik kısım açısından hükümsüzlüğünün tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar (temlik alan) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin fiyat farkı alacağını eksik hesapladığını, davacının fiyat farkı istemediğine dair 03.10.2011 ve 14.08.2011 tarihli beyanlarının şarta bağlı olarak verildiğini, yapım sözleşmesinin eki niteliğindeki idari şartnamenin 48. maddesi hükmü çerçevesinde süre uzatımı verilen durumlarda yükleniciye fiyat farkı verileceğinin hükme bağlandığını, bu hüküm doğrultusunda sözleşme fiyatları üzerinden fiyat farkının hesaplanması gerektiğini, mahkemenin faiz başlangıç tarihini hatalı belirlediğini, davalının temerrüde düştüğünü, temerrüt tarihlerinden itibaren faiz hesabı gerektiğini, mahkemenin teminat mektubunun hükümsüzlüğü talebi yönünden vekalet ücretine hükmetmemesinin doğru olmadığını, bu talep yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mukayeseli keşif neticesinde keşif azalışı oluştuğunu, davacının vekalet verdiği elemanı ...'un yapılmayan imalatların düşülmesi ile ilgili düzeltmelerle ilgili olarak düzenlenen belgeye bir itirazda bulunmadığını, davacının 03.10.2011 ve 14.08.2011 tarihli fiyat farkı talep etmeksizin süre uzatımı istediğini, bu nedenle fiyat farkı alacağı talep edemeyeceğini, gecikme cezasının taraflar arasındaki sözleşmenin 26. maddesine uygun olarak tahsil edildiğini, gecikme cezası uygulamasında bir yanlışlık bulunmadığını, davacının SGK'dan ilişiksiz belgesi sunmadığını, YİGŞ'in 46 ve Kamu İhale Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını, teminat mektubu komisyonu ve masraflarına hükmedilemeyeceğini, bilirkişi heyetinin kabulüne göre de verilen ek sürelerin ilavesi sonucunda işin bitim tarihini doğru olarak hesaplamadığını, bu nedenle belirlenen alacak kalemlerinin yanlış olduğunu, davacının hakediş hesaplamalarına YİGŞ'in 39. maddesinde belirtilen usulde itiraz etmediğini bu nedenle hak edişlerin kesinleştiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 470-486. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temlik eden yüklenici ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 02.09.2009 tarihli sözleşme ile ''... Vergi Dairesi Binası Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı'' yapımı işi kararlaştırılmıştır. Temlik eden yüklenici ile davalı arasında düzenlenen mukayeseli keşif icmalinde imzası bulunan ...’a ait 02.10.2012 tarihli vekaletnamede yükleniciyi temsil yetkisinin bulunduğu, yargılama aşamasında yüklenicinin bu kişinin temsil yetkisinin bulunmadığını iddia etmesi üzerine yazılı belge ya da azilnamenin ibraz edilmediği gibi, mukayeseli keşif icmalinde tarafların yetkililerinin imzalarının da olduğu dikkate alınarak davacı yüklenicinin dava dilekçesinde yer alan bakiye iş bedeli ve ilave iş bedeli taleplerinin bu belge kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. 3. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2.1.1. maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kararlaştırılmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece ve Yargıtayca re'sen gözetilmesi gerekir. Şartnamenin 39. ve 40. maddelerinde ara ve kesin hakedişlere itiraz düzenlenmiş olup, buna göre “Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlığımız bakımından değerlendirdiğimizde; temlik eden davacı yüklenici dava dilekçesinde ilave iş bedeli, fiyat farkı ve gecikme cezasının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, şartnamenin ilgili maddeleri uyarınca davacı yüklenicinin taleplerinin düzenlenen hakedişlere girip girmediği, girmiş ise hakedişlere usulüne uygun itiraz olup olmadığı, hak edişlerin kesinleşip kesinleşmediği incelenmemiştir. 4- Davacı vekili dava dilekçesinde ek proje bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2.1. maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kararlaştırılmış olup, davacı yüklenici tarafından yapıldığı iddia edilen fazla işin sözleşme kapsamında olup olmadığı, fazla yapıldığı ileri sürülen işlerin sözleşme kapsamında bulunmayıp “ilave iş” olarak nitelendirilmesi halinde Şartnamenin 21 ve 22. maddelerine göre de bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Söz konusu 21. maddede “ilave iş”; “Yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan işin; a-Sözleşmeye esas proje içinde kalması, b-İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin %10’una kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabileceği, şartnamenin 22. maddesinde birim fiyatı sözleşmede bulunmayan işler bedelinin ise nasıl tespit edileceği düzenlenmiştir. Eğer davacı yüklenici tarafından şartnamede götürü bedel işler için belirlenen % 10 oranı dışında ilave iş yapıldığının tespit edilmesi durumunda söz konusu ilave iş bedelinin Dairemizin yerleşik kararlarına göre dava tarihi itibariyle geçerli olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz işgörme hükümleri uyarınca işin yapıldığı yıl geçerli olan serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplanması gerekmektedir. O halde mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak az yukarıda belirtildiği üzere davacı yüklenicinin hak ettiği bakiye iş bedeli ve ilave iş bedelinin taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan mukayeseli keşif icmali değerlendirilerek belirlenmesi, yine sözleşme eki YİGŞ’nin ilgili maddeleri uyarınca davacı yüklenicinin ilave iş bedeli, fiyat farkı ve gecikme cezası taleplerinin hakedişlere girip girmediği, girmiş ise hakedişlere usulüne uygun itiraz olup olmadığı, hakedişlerin kesinleşip kesinleşmediği ile fazla yapılan işlerin sözleşme kapsamında bulunmayıp “ilave iş” olarak nitelendirilmesi halinde Şartnamenin 21 ve 22. maddelerinin değerlendirilmesi, yapılan fazla işin sözleşme bedelinin % 10’unu aşması durumunda bedelinin TBK’nın 526. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca işin yapıldığı yıl serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplanması (serbest piyasa fiyatları içinde KDV olduğundan ayrıca eklenmemesi) için daha önce düzenlenen bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca uygun karar vermekten ibaretttir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR 1. “Değerlendirme” bölümünde açıklanan nedenlerle taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, 3. Taraflar vekillerinin diğer temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde temlik alan davacılara ve davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.