Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete a
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirketin ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğunu, sicil gazetesi incelendiğinde haksız rekabete ilişkin yeni maddelerin eklendiğinin görüleceğini, buna göre ortakların şirket sırlarını korumakla yükümlü olduklarını, ortakların şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlarda bulunamayacaklarını, özellikle kendilerine menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemleri yapamayacaklarını, şirket ortaklarının genel kuruldan muvafakat almadan şirketin uğraştığı ticaret dalında ne kendisi ne de başkası namına işgöremeyecekleri şeklinde olup ortaklar için rekabet yasağı getirildiğini, yönetim kurulu üyelerinin ise rekabet yasağının kanundan kaynaklandığını, yönetim kurulu üyelerinden birinin genel kurulun iznini almaksızın şirketin işletme konusuna göre ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete de sorumluluğu sınırsız bir ortak sıfatıyla giremeyeceğini, bu hükme aykırı hareket eden yönetim kurulu üyelerinden şirketin tazminat istemekte serbest olduğunu, davalının aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve müvekkili şirketin rakibi konumundaki ve diğer davalının kurucusu ve sahibi olduğu ... Kuaförde işe girdiğini ve çalışmasının halen devam ettiğini, dava dışı ... Kuaför'ün de bu durumu bilerek davalıyı çalıştırmaya devam ettiğini, bu hususun şirket ortaklarından ... tarafından öğrenilince davalıya ve rakip firmaya durumun ihtarname ile bildirildiğini, meydana gelen zarardan diğer davalının da sorumlu olduğunu, davalı yönetim kurulu üyesi ve ortağı olarak müvekkili şirkette fiilen iş yaptığını, tüm müşterileri iyi bilmekte olduğunu ve bu şekilde rakip firmaya geçince çalıştığı yeni firmayı müşterilere vererek bir kısım müşterileri yeni geçtiği şirkete aktardığını, böylece müvekkilinin iş ve gelir kaybına sebebiyet verdiğini bildirerek davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile zarar miktarının tespit edilmesinden sonra harcı tamamlama hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir