4. Hukuk Dairesi 2009/7819 E. , 2010/2137 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (kendisine asaleten ...'e velayeten) ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/10/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar, duruşmasız olarak incelenmesi de davalılardan ... vekili tarafları…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7819 E. , 2010/2137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (kendisine asaleten ...'e velayeten) ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/10/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar, duruşmasız olarak incelenmesi de davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/03/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan asil ... ve vekili Avukat ... (...) ... ile karşı taraf davalılardan ... İlaç San. AŞ vekili Avukat ... geldiler, diğer davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...'nin tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluş biçimi, davacılardan ...'in yaralanma derecesi, olayın davacı anne ve baba üzerindeki etkisi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı anne ... ile davacı baba ... yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. b)Dava dilekçesi ile 17.12.2008 günlü ıslah dilekçesindeki anlatıma göre davacıların bakıcı gideri istemlerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu olay nedeniyle, sürekli iş göremeyecek biçimde yaralandığı anlaşılan küçüğe bakıcı gerekip gerekmeyeceği Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. c)Davacılardan ..., geçirdiği trafik kazası nedeniyle % 64,68 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak ve 1 yıl süreyle iş göremez halde kalacak biçimde yaralanmıştır. Davacının yaralanma derecesine göre belgelendirdiği harcamalar dışında belgelendiremediği bazı tedavi giderleri yapması hayatın olağan akışına uygundur. Bu tür giderlerin tümünün kanıtlanması için her zaman belge sunulması beklenemeyeceğinden, sigorta kurumu tarafından karşılanmayan bu bölüm giderler yönünden doktor bilirkişiden rapor alınarak soncuna göre bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. d)Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacı küçüğün asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği varsayılarak tazminat tutarı hesaplanmıştır. Davacıların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal yapısı ile öğrenim durumları gözetildiğinde, davacı küçüğün yüksek öğrenim yapma olasılığının fazla olduğu ve asgari ücretin üstünde bir gelir elde edebileceği sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, iş göremezlik zararını asgari ücret tutarı üzerinden hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması ayrı bir bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b, c ve d) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalılardan ...'nin tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 750.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.