20. Ceza Dairesi 2019/1548 E. , 2020/2310 K. "İçtihat Metni" Mahkeme : KIRŞEHİR Ağır Ceza Mahkemesi Suçlar :1) İzinsiz kenevir ekme 2) Uyuşturucu madde ticareti yapma 09.09.2014 ( izinsiz kenevir ekme) Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A)Sanık hakkında “izinsiz kenevir ekme” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Hükmün gerekçe kısmında suçun önemi, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı göz önünde bulundurularak a
**20. Ceza Dairesi 2019/1548 E. , 2020/2310 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : KIRŞEHİR Ağır Ceza Mahkemesi Suçlar :1) İzinsiz kenevir ekme 2) Uyuşturucu madde ticareti yapma 09.09.2014 ( izinsiz kenevir ekme) Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A)Sanık hakkında “izinsiz kenevir ekme” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Hükmün gerekçe kısmında suçun önemi, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı göz önünde bulundurularak alt hadden uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidildiği kabul edildiği halde, hükümde temel ceza miktarının alt sınırdan tayin edilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmış ise de; hükümde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmaması sanık lehine olduğundan sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1)Gerekçeli karar başlığında izinsiz kenevir ekme suçunda suç tarihinin “09.09.2014” yerine suç ayrımı yapılmayarak “08.09.2014” olarak yazılması, 2)Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1) Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden “08.09.2014”, izinsiz kenevir ekme suçu yönünden “09.09.2014” olarak yazılması, 2)TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkarılması ve yerine "Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler gözetilerek oluşan duruma göre, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması; Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1)Temel cezanın, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerinde ise de, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi, 2) Olay tutanağı içeriği ve dosya kapsamına göre; 55 PE 154 plakalı aracı kullanan sanık ...’ın uyuşturucu madde taşıdığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine yapılan araştırmalar sırasında ön plakası belli olmayan bir araç görülüp durdurularak araç içerisindeki şahsın yapılan kimlik kontrolünde sanık ... olduğu ve aracın da 40 AB 173 Plakalı yeni tescilli, tescil öncesi plakasının 55 PE 154 olduğu tespit edildikten sonra araç çevresinde yapılan araştırmalarda araca yaklaşık 10-15 metre mesafede içerisinde uyuşturucu maddelerin olduğu çuval’ın ele geçirildiği, sanık maddenin kendisine ait olduğunu ve ayrıca Ramazan Dulkadir’e sattığı esrarın da mandırada olduğunu beyan etmesi üzerine söz konusu yerde de yapılan arama neticesinde uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi karşısında, suçunun ortaya çıkmasını sağlayan sanık hakkında TCK’nın 192/3 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 15.04.2020 tarihli 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler gözetilerek, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4) Müsadereye ilişkin hüküm fıkrasında uyuşturucu maddelerin TCK 54/4 yerine 54/1 fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 01.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.