Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2877 E. , 2024/3795 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2877 Karar No:2024/3795 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1. ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2. ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: .…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2877 E. , 2024/3795 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2877 Karar No:2024/3795 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1. ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2. ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ..., ... Özel Çevre Koruma Bölgesi ve 3. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalan, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ve ... parsellerin kıyı kesimindeki Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın yat çekek yeri için toplam 6.879,06 m²'lik kısmına ilişkin MUÇEV Turizm Ticaret Ltd. Şti.'ye "Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hükükm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik"in 63. maddesi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıl süreli kullanma izni verilmesi için ihale edilebilmesi yönünde gerekli teknik şartnamelerin hazırlanması ve ihaleye ilişkin iş ve işlemlerin yapılması hususuna dair ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Olur'u ile davacı tarafından söz konusu alanın yat çekek yeri olarak kullanılması amacıyla Belediyelerine kullanım izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... (Kararda sehven ... olarak yazılmıştır.) sayılı makam oluru yönünden; davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile uyuşmazlığa konu alanının yat çekek yeri olarak kullanılmak üzere Belediyelerine kullanma izni verilmesi talep edilmesine karşın, söz konusu alana ilişkin MUÇEV Turizm Ticaret Ltd. Şti. (MUÇEV) tarafından 04/05/2020 tarihli başvuru ile aynı alan bakımından kullanma izni verilmesi isteminde bulunulduğu, dolayısıyla alana dair ilk başvurunun dava dışı MUÇEV tarafından yapıldığı, Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 63. maddesinde, Yönetmelik kapsamında olan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere dair kullanma izin ihalelerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca pazarlık usulü ile yapılacağının kurala bağlandığı, gerek 2886 sayılı Kanun'da gerek söz konusu Yönetmelik'te bu nitelikteki alanlara dair kullanma izin hakkı verilmesi ihalelerinde uyulması zorunlu herhangi bir şekil şartı belirlenmediği, uyuşmazlık konusu işlemle belirlenen izin süresinin yasal düzenlemelerle getirilen sınırlamalara uygun olduğu, hem davacının hem lehine kullanma izin sözleşmesi düzenlenen MUÇEV'in Yönetmelik'in 42. maddesinde yer alan öncelik verilecek istekliler arasında sayıldığı, idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde söz konusu isteklilerden birini veya diğerini tercih etmek hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, idari yargı makamlarınca idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak veya belirli bir yönde kullanmasını sağlayacak biçimde karar verilemeyeceği, dosya kapsamında davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı biçimde kullandığı yolunda herhangi bir bilgi veya belge de bulunmadığı hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, dava konusu ...... tarih ve ... sayılı Bakan Olur'unda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ... tarih ve ... sayılı ... Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemi yönünden; uyuşmazlığa konu alanın Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 63. maddesi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıl süreyle dava dışı MUÇEV'e ihale edilmesine dair iş ve işlemlerin yapılmasının Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 27/07/2020 tarih ve 159686 sayılı oluruyla uygun görüldüğü, Mahkemelerince anılan işlemin hukuka uygun bulunduğu, hukuka uygunluğu yargı kararı ile tevsik edilen Bakan Olur'u çerçevesinde yapılan ihale neticesinde söz konusu alana dair kullanma izni verilmesi hususunda MUÇEV ile davalı idare arasında 07/10/2020 tarihinde 10 yıl süreli sözleşme imzalandığı, yer tesliminin ise 26/10/2020 tarihinde gerçekleştirildiği, dolayısıyla talep konusu alan bakımından davacı Belediye'ye kullanma izni verilmesine olanak kalmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından uyuşmazlığa konu alana ilişkin Belediyelerine kullanma izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu alanın 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca Belediyelerince terk edildiği, Belediyelerine ait ve imar planında yat çekek yeri olarak tanımlı alanın kıyı tesisi niteliğinde olduğu, bu nedenle Belediyelerine ait alan ile uyuşmazlığa konu alanın birlikte kullanılması gerektiği, bugüne dek bu şekilde kullanıldığı, Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 42. maddesi yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden dava dışı MUÇEV'in anılan madde uyarınca öncelik verilecek istekliler arasında sayıldığı kabulünün hukuka aykırı olduğu, anılan Yönetmelik'in 55/3,(e) maddesi uyarınca uyuşmazlığa konu alanın Belediyelerine kiralanması gerektiği, kıyıların özel kişi ve şirketlere kiralanmasının herkesin kıyılardan eşit ve serbest olarak yararlanmasına engel olduğu, MUÇEV'in ise özel bir şirket olduğu, idarenin takdir yetkisini mevzuata, kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı ... Valiliği tarafından, davacı tarafından ileri sürülen hususların Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacı, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ve ... parsellerin kıyı kesimindeki alanın yat çekek yeri olarak kullanılması amacıyla söz konusu alana ilişkin Belediyelerine kullanım izni verilmesi talebiyle ... tarih ve ... sayılı dilekçeyle ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvurmuştur. Söz konusu başvuru, ... tarih ve ... sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ve ... parsellerin kıyı kesiminde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanda kalan 6.879,06 m²'lik alanda yat çekek yeri kullanımına yönelik sözleşme imzalandığı ve söz konusu alana ilişkin 26/10/2020 tarihinde yer teslimi yapıldığından bahisle 18/11/2020 tarih ve 582290 sayılı ...Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları idarî dava türleri arasında sayılmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın yetki yönünden reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 8. fıkrasında, ivedi yargılama usûlüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiş olup 32. maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın esas itibarıyla ..., ... Özel Çevre Koruma Bölgesi ve 3. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalan, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ve ... parsellerin kıyı kesimindeki Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın yat çekek yeri için toplam 6.879,06 m²'lik kısmına ilişkin ... Turizm Ticaret Ltd. Şti.'ye "Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik"in 63. maddesi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıl süreli kullanma izni verilmesi için ihale edilebilmesi yönünde gerekli teknik şartnamelerin hazırlanması ve ihaleye ilişkin iş ve işlemlerin yapılması hususuna dair Bakan Olur'undan kaynaklandığı, söz konusu Bakan Olur'unun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tesis edildiği, davacının söz konusu alanın yat çekek yeri olarak kullanılması amacıyla Belediyelerine kullanım izni verilmesi talebine ilişkin başvurusunun söz konusu Bakan Olur'u gerekçe gösterilerek reddedildiği ve asıl uyuşmazlığın Bakan Olur'undan kaynaklandığı ve bu uyuşmazlığın çözümlenmesiyle birlikte çözüme kavuşacağı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, 27/07/2020 tarih ve 159686 sayılı Bakan Olur'unu tesis eden idari merci olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesini teminen İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak Mahkemesi'ne iadesi gerekirken esasın incelenmesi suretiyle verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olup olmadığının tespiti zorunludur. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. İhale işlemlerine ilişkin idari usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanuni tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tabi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlığın esas itibarıyla 27/07/2020 tarih ve 159686 sayılı Bakan Olur'undan kaynaklandığı, söz konusu Olur'un "ihaleye çıkma kararı" niteliği taşıdığı, ihale sürecindeki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ivedi yargılama usulü uygulanacağı, bu nedenle uyuşmazlığın yetkili mahkemece ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulü kuralları uygulanarak çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.