4. Hukuk Dairesi 2009/12369 E. , 2010/8193 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ......, vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten son…
**4. Hukuk Dairesi 2009/12369 E. , 2010/8193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ......, vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacı-karşı davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, karşılıklı haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, tarafların manevi tazminat istemlerinin birer bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın geçtiği yer ve gelişim biçimi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davalı-karşılık davacı yararına takdir edilen 8.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;