4. Hukuk Dairesi 2009/14457 E. , 2010/10464 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14457 E. , 2010/10464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, davalı ... tarafından sokağa araç girişini engellemek amacıyla kurulup işletilen araç girişini engelleyici pistonlu mantar biçimindeki demir direğin kapanması sırasında ayağının sıkışması nedeniyle ayak baş parmağının kesilmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden, davacının ayağının belediye tarafından işletilen pistonlu mantar biçimindeki demir direğe sıkıştığı ve bu olay sonucu ayak başparmağının kesildiği anlaşılmıştır. Davacı, davalı ...’nın kazaya neden olan demir pistonun belediye tarafından görevlendirilen personelce kontrol ve güvenli bir biçimde çalışmasının sağlanması konusunda üzerine düşen görevi, gereği gibi yapmadığını ileri sürerek sorumlu tutulmasını istemiştir. İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacı; açıkça, davalı idarenin hizmet kusuruna dayanmıştır. Hizmet kusurundan doğan isteklerin, İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince, idareye karşı idari yargı yerinde açılacak tam yargı davasında ileri sürülmesi gerekir. Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...’nın öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.