Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirket tarafından davacı şirkete ait araç ve araçta bulunan aletlere verilen zararın giderilmesi amacıyla işbu davanın açıldığı ve açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili ile imzaladığı 01/07/2006 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile müvekkili nezdinde 01/07/2006 tarihinden 28/02/2011 tarihine kadar filo müdürü ve 01/03/2021 tarihinden 28/07/2020 tarihine kadar genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, 28/07/2020 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, davalının aynı tarihte güvenlik ve gizliliğin sağlanması hakkında anlaşma ile eki rekabet etmeme taahhüdünü imzaladığını, bu taahhüt ile davalının “31/07/2020 tarihinden itibaren 31/07/2022 tarihine kadar ... A.Ş. ve bağlı iştiraklerinin doğrudan rakibi olan ve deniz yoluyla ham petrol ve petrol ürünleri taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren herhangi bir şirkette personel, danışman, yönetim kurulu üyesi ve sair herhangi bir görevde doğrudan veya dolaylı bulunmayacağını, bu tip işlerle iştigal eden bir şirket kurmayacağını veya bu tür bir şirkete doğrudan veya dolaylı olarak hissedar olmayacağını” kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin muhtelif tonaj ve nitelikte deniz tankerleri satın alarak, inşa ettirerek veya kiralayarak bunları yurtiçi veya uluslararası sularda ham petrol, petrol ürünleri, katı, sıvı ve sıvılaştırılmış her nevi maddenin deniz nakliyatı alanında faaliyet gösterdiğini, iştigal konusunun deniz ve kıyı sularında yük taşımacılığı yapmak olduğunu, davalının, müvekkilinin fiilen yürüttüğü faaliyet konusu ile sınırlı olarak 2 yıl süre ile herhangi bir şirket kurmayacağını veya bu tür bir şirkete doğrudan veya dolaylı olarak hissedar olmayacağını taahhüt etmiş olmasına ve müvekkili tarafından ödenen 1.449.080,00 TL tutarında ek menfaati tahsil etmiş olmasına rağmen, 25/08/2020 tarihinde .... A.Ş. adı altında bir şirkete kurucu ortak olduğunu ve halen bu şirkette yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yaptığını, dava dışı ..., ... ve ... isimli personellerin de sırasıyla 19/08/2020, 02/10/2020 ve 19/10/2020 tarihlerinde davalının iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından istifa ederek davalının kurucu ortağı olduğu bu şirkette davalı ile çalışmaya başladıklarının belirlendiğini, dava dışı şirket ile müvekkili şirketin faaliyet konusunun birebir aynı olduğunu, müvekkilinin ticari, stratejik ve kurumsal bilgilerinin, müşteri portföyünün ve çalışma esaslarına ilişkin bilgilerin güvenliğinin tehlikeye düştüğünü, davalı işçi tarafından çalıştığı süre boyunca elde edilen bilgilerin kullanılması sonucunda müvekkilinin zarara uğrama olasılığının çok yüksek olduğunu, davalıya ödenen 863.104,20 TL net ek menfaatin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi amacıyla davalıya Kadıköy 4. Noterliği’nden 18/12/2020 tarihli ve 25387 yevmiye numaralı ihtarname gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükmün geçerli olduğunu, davalının bu hükme aykırı hareket ettiğini belirterek, davalıya rekabet etmeme taahhüdü karşılığında ödenen 863.104,20 TL tutarındaki ek menfaatin 31/07/2020 ödeme tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte ve davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın karşılığı olarak 550.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.