1. Ceza Dairesi 2025/1110 E. , 2025/3762 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/149 E., 2024/1257 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebil…
**1. Ceza Dairesi 2025/1110 E. , 2025/3762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/149 E., 2024/1257 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2021/149 Esas, 2024/1257 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle ; sanık hakkında maktule yönelik üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın maktule yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2021/149 Esas, 2024/1257 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik "Altsoyu Kasten Öldürme" suçundan delil yetersizliğinden CMKnun 223/2-e maddesi uyarınca Beraat kararı verilmiş ise de; Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Sanığın ve tanık beyanlarının tutarsız ve çelişkili oldukları, olay öncesinde sanığın maktul ile tartışma yaşadığı ve akabinde maktule tokat attığının ikrar mahiyetindeki beyanı ile sabit olduğu, ...'ın kendisinin düğünde olduğu, düğünde elektriklerin kesildiği, elektrikler kesildikten sonra düğün evinin arka tarafında bir koşuşturma olduğu, orada bulunan şahısların bir adamın düğün evine gelerek oğlunu alıp arabanın bagajına bindirerek götürdüğünü söylediğini, hastanede ...'un diğer oğlu olan...ile birlikte ... isimli şahsın dövdüklerini söylediklerini, bu durumu aralarında konuşan şahısların akşam karanlığında ve olayın sıcaklığından dolayı kimler olduğunu hatırlamadığı beyanının oldukça önem arzettiği, Olayın gerçekleştiği mutfak kısmı ile sanık ve diğer tanıkların bulundukları yerler dikkate alındığında ateşli silah sesini duymama ihtimallerinin hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, bu yöndeki sanık ve diğer tanıkların ateşli silah sesi duymadıklarına yönelik beyanlarına itibar edilemeyeceği, Adli Tıp raporlarında da belirtildiği üzere maktulün ateşli silah yaralanması sonucu öldüğünün sabit olduğu, ancak ses duyar duymaz olay yerine geldiklerini iddia eden Sanık ve diğer tanıkların beyanlarında olayın gerçekleştiği mutfak kısmında tüfek, kartuş (tüfeklerde atış yapılan fişeğin boş kovanı), saçma vb herhangi bir şey görmediklerine dair beyanlarının sanığın suçtan kurtulmasına yönelik, itibar edilemeyecek şekilde ciddi çelişkiler içerdiği, Arama faaliyeti çerçevesinde elde edilen tüfeklerin temizlenmiş ve saklı vaziyette bulunması, intihar ettiği iddia edilen maktulun yanında hiç bir kimsenin bir silah görmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bilahare silahın beze sarılı vaziyette bulunduğu bilgisi dikkate alındığında intihar eylemini gerçekleştiren kişinin kullandığı silahı kendisinin beze sarıp saklamasının tıbben mümkün olmaması, iddia olunduğu gibi maktulün intihar etmesi halinde gerek tüfeğin olay yerinde bulunması ve gerekse maktule ait parmak izinin çıkması gerektiği halde maktulün el svaplarında atış artıklarına rastlanmamış olmasının, yine maktulün intihar etmesi halinde tüfeğin bulunduğu yerinden dokunulmadan bırakılmasının herkes tarafından yapılması beklenen bir davranış olduğu halde bu tüfeğin kaldırılıp temizlenmiş ve beze sarılarak saklanmış olması dışında maktulün boğaz ve karın bölgesine silahın tevcih edilerek kullanılmamış olması ve olayda kullanılan tüfeğin tetikten namlu ucuna kadar olan uzunluğunun 52 cm olmasının intihar için elverişliliğinin az olmasının bu olayın intihar olmadığının en önemli delillerinden olduğu, Maktulün kanında ve mesane yıkama sıvısında; sistematikdeki uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bulunmaması, Keza maktulün annesi ....'ın Jandarma Karakolundaki ifadesinde oğlunun canına kıyabileceğini düşünmediğini ve neşeli birisi olduğunu ifade etmesi dışında maktulün kardeşi Hasan'ın da onun neşeli ve sıkıntısı olmayan birisi olduğunu ifade etmesi, Olay yeri tespit ve araştırma tutanağında belirtildiği üzere sanığın maktulü düğüne göndermek istemediği için aralarında tartışma yaşandığı, yapılan tanık araştırmasında ise tarafların aşiret bölgesinde yaşaması nedeni ile ifade vermek istemediklerinin, ...'un cep telefonunun ve sosyal medya hesaplarının incelenmesi sonucunda psikolojisinin bozuk olduğu ya da herhangi bir sorununun olduğunu gösterir bir durum ile karsılaşılamadığının belirtilmesi, Olayın meydana geldiği mutfak bölümünün oldukça dağınık olmasıda dikkate alındığında sanığın maktule yönelik eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla; Sanığın eylemine uyan TCK 82/1-d ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken delil yetersizliğinden bahisle beraat kararı verilmesinin bozmayı gerektirdiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.