6. Hukuk Dairesi 2022/5427 E. , 2023/4006 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/568 E., 2022/1752 K. DAVA TARİHİ : 07.09.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/620 E., 2019/40 K. Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafı…
**6. Hukuk Dairesi 2022/5427 E. , 2023/4006 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/568 E., 2022/1752 K. DAVA TARİHİ : 07.09.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/620 E., 2019/40 K. Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin 1226 sayılı üyesi iken kooperatif yönetim kurulunun 05.05.2018 tarih ve 1182 sayılı kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararının davacıya 09.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ihraç kararına dayanak olan ihtarların usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın üç aylık hakdüşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... hak düşürücü sürenin adli tatil içinde sona erdiği görülmekle; sürenin adli tatilin bitiminden itibaren HMK'nın 104/1 maddesi uyarınca bir hafta uzayıp uzamayacağı sorunu akla gelmekte ise de HMK'nın 104. maddesine göre bitmesi adli tatile rastlayan sürelerin yedi gün daha uzatılmış sayılması, sadece adli tatilde bakılamayacak olan iş ve davalara ilişkin olup, HMK'nın tayin ettiği süreler içindir. Başka kanunların, özellikle maddi hukuka ilişkin kanunların tayin ettikleri hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin bitmesi adli tatile rastlarsa, bunların adli tatilin bitmesinden itibaren yedi gün daha uzatılmış sayılmasına imkân yoktur.(Bkz. Prof.Dr. Baki Kuru, "Hukuk Muhakemeleri Usulü" 6. Baskı Cilt: 5, sh. 5508 vd.) Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2013/8984 Esas 2014/2998 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri