T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/407 KARAR NO: 2025/2203 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 17/11/2022 NUMARASI: 2021/64 Esas - 2022/850 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzaker…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/407 KARAR NO: 2025/2203 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 17/11/2022 NUMARASI: 2021/64 Esas - 2022/850 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/09/2020 tarihinde destek sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil tek taraflı trafik kazası neticesinde destek ...'in yaralandığını, vefat ettiğini, müteveffanın ölümüyle anne ve babası destekten yoksun kaldıklarını, sigortanın ... Sigorta A.Ş. şirketi tarafından yapıldığından, sigorta şirketi sorumlu olduğu limit dahilinde destekten yoksun kalma tazminatı istediklerini, davanın kabulü ile, şimdilik müvekkili... için 500,00 TL, ... ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1000 TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik sigortası yeni genel şartları uyarınca sürücünün %100 kusurlu olarak ölmesi sonucu varislerin destekten yoksunluk tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, müteveffa %100 kusuru ile dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, varislerin tazminat talep hakkı bulunmadığını, aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın tümden reddini, kusur durumunun tespiti açısından ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın artırılan haliyle kabulüne, 1-Davacı ... ...'in 251.833,86 TL, 2-Davacı...'in 158.166,14 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların şirkete trafik sigortalı...plakalı müteveffa sürücüsünün kendisinin sebebiyet verdiği 21.09.2020 tarihinde meydana gelen kazada vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, trafik sigortasının yeni genel şartları uyarınca sürücünün kendi kusurundan kaynaklı olarak ölmesi sonucu varislerin destekten yoksunluk tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, müteveffanın %100 kusuru ile başvuru konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca teminat dışında kalan hallerden a.6.d maddesi uyarınca destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, işletenin vefatının trafik sigortası teminatına girmediğini, işletenin %100 kusurlu olarak yapmış olduğu kaza sonucunda vefat etmesi sebebiyle varislerinin tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacılarının talebinin trafik sigortası teminatına girmediğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla bidayet mahkemesi kararında esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 21/09/20220 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'ya ait olup müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki...plakalı arcın, Suruç istikametinden Bozova ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken müteveffanın direksiyon hakimiyetini kaybederek meydana gelen trafik kazasında sürücü Güven'in vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü olan desteğin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak ''üçüncü kişinin ölümü'' dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Yine Genel Şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat dışı olduğu düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih , 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile "Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Eldeki uyuşmazlığın çözümü için Anayasa Mahkemesinin iptal ve itiraz ret kararının Genel Şartlar açısından sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra vermiş olduğu 20.04.2021 tarih, 2021/17(4)-86 Esas ve 2021/516 K. sayılı kararında " ... KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlenmektedir. Bir başka deyişle sigortacının motorlu bir aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sigortalının sorumlu olması gerekir. İşleten sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkânı bulunmamaktadır. Davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Bu nedenle zorunlu malî sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün değildir. ... 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartların A.2 (d) bendinde sigortalının sorumlu olduğu zarar tanımında, A.3 maddesinde sigortanın sorumluluk kapsamında ve A.5. (ç) maddesinde destekten yoksun kalma teminatı kapsamında sigortacının destekten yoksun kalma zararlarından sorumluluğunu motorlu araçların işletilmesi sonucu üçüncü kişinin ölümü ile sınırlandırılmış olması karşısında gerek işletenin kendisine karşı gerekse işleten adına hareket eden sürücünün işletene göre üçüncü kişi olmadığı göz önüne alındığında davacıların sigortacıdan destekten yoksun kalma zararlarını talep etmeleri mümkün görülmemektedir. ... Ayrıca Genel Şartlar A.6. (d) maddesinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu değildir. ..." şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel bu kararı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerinin uygulanmasının hukuki dayanağının iptal edilen KTK’nın 90. maddesi olmadığı, TTK’nın 1425. maddesi, Sigortacılık Kanunu’nun 11. ve KTK’nın 93. maddeleri olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi'nin KTK’nın 93. maddesinde yapılan itiraz iptal istemininin reddine karar verildiği açıklanmış; KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği, işleten olan sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkanı bulunmadığında davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceği ve bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün olmayacağı, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların A.2. maddesinin (d) bendi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi ve A.6. maddesinin (d) bendi gereğince de destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır. Dairemizce de bu karar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; kazanın 21/09/2020 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra 07/06/2020 günü tanzim edilmiş olduğu, tazminata konu desteğin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının, sigortalı aracın sürücüsü olan desteğin tam kusuru ile gerçekleştiği, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü desteğin ve dolayısıyla davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, poliçe tarihinde yürürlükte olan Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/06/2021 tarih, 2021/9652 E. ve 2021/2718 K. sayılı kararı). Bu doğrultuda Dairemiz tarafından hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 410,26 TL ilam harcının peşin alınan 1.459,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan harcın kararın kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine. 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı ve davalı tarafından delil avansından kalan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025