3. Hukuk Dairesi 2024/3902 E. , 2025/2548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1019 E., 2024/1885 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/624 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlan
**3. Hukuk Dairesi 2024/3902 E. , 2025/2548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1019 E., 2024/1885 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/624 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili Bankaya iletilen 25.03.2020 tarihli yazıyla, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin davalı KOSGEB'in gelirlerini hüküm altına alan 236. maddesinin (c) bendi uyarınca müvekkilinin 2019 yılı kurumlar vergisine esas yıllık kârının %2’sine tekabül eden aidatın birinci taksitinin 2020 yılı Mayıs ayı sonuna kadar Başkanlıklarına ait hesaba yatırılmasının ve 2019 yılı gelir tablosu, kurumlar vergisi tahakkuk fişi sureti ve kurumlar vergisi beyannamesi suretinin Başkanlıklarına gönderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin davalı KOSGEB'in gelirlerini hüküm altına alan 236. maddesinin (c) bendinin "Sermayesinin %50’sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının yüzde 2’si nispetinde ödeyecekleri aidatlar (4603 sayılı Kanuna tabi bankalar hariç)” hükmünü amir olduğunu, kurumlar vergisi mükellefi olmayan ve dolayısıyla kurumlar vergisine matrah olan bir kârı bulunmayan müvekkili Bankanın matrahının varsayımsal olarak hesaplanarak aidat ödemekle yükümlü tutulmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili tarafından yasal işlem ve cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla davalının hesabına 14.608.524,68 TL ödendiği ileri sürerek; ödenen tutardan şimdilik 10.000,00 TL’nin ödemenin yapıldığı 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 3624 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (f) bendinde Teşkilata ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde belirtilen gelirlerin başkanlık bütçesinin gelirleri arasında olduğunun belirtildiğini, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin davalı Başkanlığın gelirlerini hüküm altına alan 236. maddesinin (c) bendinde, sermayesinin yüzde 50'sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının %2'si nispetinde aidat ödeyeceklerinin düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre davacı Bankanın kurumlar vergisi ödemesi hususunun zorunlu olmadığını, sadece beyan edilecek vergi matrahının kârın hesaplanmasında mutabakat kriteri olduğunu, 3624 sayılı Kanun ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere davacı Bankanın Kanundan kaynaklı aidat ödemekle yükümlü bulunduğunu ve bu yükümlülüğünün kaldırıldığına dair herhangi bir kanuni düzenleme olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın açıldığı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli görevsizlik kararı üzerine davaya bakan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı bankanın sermayesinin tamamının Hazineye ait olan bir kamu bankası olduğu, Bankanın Kuruluş Kanunu ile kurumlar vergisinden muaf tutulduğu, davalı Başkanlığa ilişkin temel düzenlemelerin yer aldığı 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 236. maddesinde kurumun gelirleri arasında sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının yüzde 2’si nispetinde ödeyecekleri aidatların da sayıldığı, davalıya aidat ödenmesi için gereken tek koşulun bankanın sermeyesinin % 50'sinden fazlasının kamuya ait olması olduğu, davacı bankanın sermayesinin tamamı Hazineye ait olduğundan bu koşulun gerçekleştiği, kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının yüzde 2’si nispetinde şeklindeki ifadenin ise aidatın ödenmesi için kurumlar vergisi mükellefi olmayı şart koşmadığı, ödenecek aidat miktarının belirlenmesine yönelik bir ölçümleme ifadesi olduğu, Sayıştayın 2019 yılı Denetim Raporunda dava konusu aidat ödemesiyle ilgili herhangi bir kamu zararı tespitinin yapılmadığı, yalnızca Başkanlığa ödenen aidat hususunda yeniden değerlendirme yapılmasının uygun olacağının bildirildiği, bu kapsamda davacı Bankanın davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu aidatın yükümlüsü olması için sadece %50'den fazla hissesinin Hazineye ait olması hususunun yeterli olmadığını, ayrıca kurumlar vergisi yükümlüsü olması ve tahakkuk etmiş kurumlar vergisinin bulunmasının gerektiğini, müvekkilinin kurumlar vergisinden muaf olduğunu, Mahkemece kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının %2’si nispetinde ifadesinin ölçümleme yönteminin benimsendiğini belirtmek için kullanıldığına ilişkin yapılan tespitin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Sayıştayın 2019 yılı Denetim Raporunda dava konusu aidat ödemesiyle ilgili herhangi bir kamu zararı tespiti yapmadığını, sadece bu ödemenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladığı yönünde yapılan tespitten müvekkilinin davaya konu aidatı ödemekle yükümlü olduğu sonucunun çıkarılmasının haksız olduğunu, Sayıştayın müvekkili Banka ile ilgili yaptığı denetimlerde, zimmet ve mali mesuliyet gibi tespit ve yaptırım kararları vermesinin mümkün olmadığını, yalnızca hukuka uygunluk denetimi yaptığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı Banka tarafından 3624 sayılı Kanun kapsamında davalı Başkanlığa yapılan aidat ödemesinin istirdatı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu ve denetime elverişli olmasına, ilgili Kararnamede davacı Bankanın aidatı ödemeyecek bankalar arasında yer almamasına, davacının kurumlar vergisinden muaf olmasının aidat ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.