6. Hukuk Dairesi 2010/12759 E. , 2011/4683 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, erken tahliyeye dayalı mahrum kalınan kira geliri nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilm…
**6. Hukuk Dairesi 2010/12759 E. , 2011/4683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, erken tahliyeye dayalı mahrum kalınan kira geliri nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, kiralananın sözleşme süresi dolmadan Haziran 2006 tarihinde tahliye edildiğini bildirerek erken tahliye nedeniyle yoksun kalının iki aylık kira tutarındaki tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın sözleşme yenilenmeden boşaltıldığını ancak davacının anahtarı teslim almaktan kaçındığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taleple bağlı kalınarak erken tahliye nedeniyle iki aylık makul süre kirasının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Kiracının, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın, bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen görevi yapması gerekir. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davaya dayanak yapılan 23.12.2005 başlangıç tarihli dört ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralananın tahliye edilerek anahtarının kiralayana teslim edildiğini ispat yükü kiracıya ait olup davalı kiracı dosya kapsamına göre anahtar teslimini yasaya uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda kiralayan tarafından bildirilen tahliye tarihine değer verilmesi gerekir Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin 11.maddesinde, kiracının 15 gün önceden yazılı olarak haber vermek kaydıyla dilediği zaman taşınmazı tahliye edebileceği ve taşınmaz kira dönemi içinde tahliye edilmiş olsa bile kiralayan tarafından tahliye tarihinden sonra her nam altında olursa olsun her hangi bir talepte bulunulamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Davalının tahliye tarihinden sonraki istekler bakımından sorumluluktan kurtulabilmesi 15 gün önceden yazılı bildirim koşuluna bağlı kılınmıştır. Davalı tarafından sözleşmede öngörülen yazılı bildirim koşuluna uyulmamış olup yeniden kiraya vermek için gereken makul sürenin, sözleşmenin 11.maddesinde belirtilen 15 gün olarak kabulü gerekir. Davacı vekili 08.07.2010 havale tarihli dilekçesinde kiralananın Mayıs 2006 sonunda tahliye edildiğini bildirmiştir. Mahkemece Mayıs 2006 sonundan itibaren 15 günlük makul süre alacağına hükmedilmesi gerekiyor ise de kira parasının tahsiline yönelik taraflar arasında görülen başka bir davada, Pendik 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/129 esas 2008/228 karar sayılı ilamı ile Haziran 2006 ayı kira parasının tahsiline hükmedilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Şu durumda davacı vekili tarafından bildirilen tahliye tarihine göre sonraki bir aylık alacağa hükmedilmiş olup bu nedenle davanın reddi gerekirken yazıl şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.